Okçuluk ve güreş Çin İmparatorluğu’nda popüler bir spordu. Soylular, avlanmayı severdi. Avlarda atlar ve arabalar kullanılır, avı sürmek üzere köpekler, çitalar eğitilirdi. Av, mızrak, ok ve yayla öldürülürdü. MÖ 2000’lerde doğancılık (hayvan avlamak için eğitimli yırtıcı kuşların kullanılması) çok yaygındı (1) (22 Kasım 2019 tarihinde Doğancılık konulu yazımız yayınlanmıştı).
Polonun İpek Yolu ile Çin’e geldiği ve daha sonra da Çin’den Japonya’ya 7. Yüzyılda geçmiş olduğu düşünülmektedir. Önceleri süvari birliklerini eğitmek için askeri eğitim programında olan polo (farklı ülkelerde farklı adlarla burada jiju diye anılmıştır), Tang Hanedanı döneminde (618-907) spor haline dönüşmüştür. Çin’de birçok düşünür, jiju’nun şiddet içerdiği için yasaklanması gerektiğine inanmıştır. Ama imparatorlar arasında önem verilen bir spor olduğundan ve askeri eğitimde önemli bir yere sahip olduğundan polo Çin toplumunda popülaritesini korumaya devam etmiştir. Çinliler bu oyunu kemik, taş ya da sert ağaçlardan yapılmış toplarla oynarlardı.
Bu spor, imparatorlar arasında da oldukça popüler olmuş, hatta imparatorlardan bazıları kendilerine ait Jiju alanları yaptırmıştır. İmparator Zhongzong (684 ve tekrar 705-710) Xian şehri yakınlarında iki tane özel polo alanı inşa ettirmiştir. Song Hanedanı döneminde (960-1279) İmparator Taizong polonun kurallarını belirleyen kişi olmuştur: Oynanacak alanın standartlarını, oyuncu sayısını, takımların giyeceği renkleri ve hakemlerin görevlerini belirlemiştir. Güney Song Hanedanı dönemine kadar (1127–1279) jiju, bir antrenman aracı olarak önemi azalmış ama Qing Hanedanı dönemine (1644 – 1912) kadar rekreasyon aktivitesi olarak popülaritesini korumuştur. Jiju sporunu Çin’de sadece erkekler yapmıyordu, kadınlar da bu sporu yapmaktaydılar (2)(3).

Çin’de sağlıklı olmak amacıyla alet kullanmaksızın yapılan beden hareketlerinin geçmişi çok eskidir. Erkenden bir parka giderseniz, orada sabah sporunu yapan Çinlileri izleyebilirsiniz. Müzik eşliğinde grup halinde dans edenleri de hem sabah hem akşam görmek mümkün.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, 2017.

1950’lerde okul, fabrika ve diğer çalışma ünitelerinde toplu beden eğitimi faaliyetleri, sosyalist yaşam tarzının bir parçası olarak icra edilirdi. Günümüzde de her sabah jimnastik hareketlerinin ardından mesaiye başlanıyor. Sabahın çok erken saatlerinde parklarda egzersiz yapanlar, meydanlarda dans edenler günlük yaşamın doğal bir parçası. Çin’de herhangi bir maratona katılabilmek için çekilişe girmek gerekiyor. 2018 Şangay Maratonu’na 100 bin kişi başvurmuş, 23 bin kişi kabul edilmişti. Son yıllarda Çin halkının spor kültürüne yeni trendler de eklendi. Nüfusu 415 milyonu bulan Z kuşağı denilen gençler için vücut geliştirme yeni trendlerden biri. Fitnes salonuna üye olanların sayısı 7 milyon, düzenli yoga yapanların sayısı ise 10 milyon kişi. Çin hükümeti belirlediği Sağlıklı Çin 2030 planı ile, 530 milyon kişinin düzenli olarak egzersiz yapmasını hedefliyor (4).
Çin ve Uzakdoğu’da halk sporu anlayışı vardır. Komünist liderlik halkı sağlıklı kılabilmek için toplu spor yapmayı teşvik etmiştir ama zaten yapıları da böyledir. Ruhu yüceltmek ve tanrısallığa ulaşmak amacıyla, yani tamamen dinsel bir eğilimle tapınaklarda rahipler tarafından topluca eğitilerek, bedeni çalıştırma teknikleri kazandırılmıştır (5).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Çin İmparatorluğu, Philip Steele, Türkiye İş Bankası Yayınları, 2012. Sayfa 52.
(2) Sports and Games of Medieval Cultures, S. Wilkins, Greenwood Press, 2002.
(3) Farklı Toplumlarda Polo Sporu, Ünsal Tazegül, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırma Dergisi, Cilt 6, Sayı 3, 2017.
(4) China Today, Şubat-Mart 2019. Fitnes Devrimi, Emre Demir.
(5) İnsanlığın İki Yüzü, Burçay Anger, Kaynak Yayınları, 1994. Sayfa 31.


Leave A Reply