Çinliler, daha başarılı bir gelecek için eğitime çok inanmışlardır. 2600 yıl önce yazılan şiirde ozan şöyle der:
Bir yıl sonrasını düşünüyorsan, bir tohum ek,
On yıl sonrasını düşünüyorsan, bir ağaç ek,
Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan, insanları eğit.
Bir tohum ekerek bir kez ürün alırsın,
Bir ağaç ekerek on kat ürün alırsın,
İnsanları eğitirsen yüz kat ürün alırsın.

Sosyal medyada ‘Matematik Olimpiyatları’nda Çin Takımını Yenen ABD Takımı’ başlığıyla yayınlanan fotoğraf.
Çinliler hep mükemmel matematikçilerdi. MÖ 300’den itibaren onlu sisteme dayalı sayı sistemi kullandılar. Hesap makinesinin ilk biçimlerinden biri olan abaküsü de Çinlilerin bulduğu düşünülüyor. Çinli matematikçiler ve tüccarlar abaküs kullanarak hesaplarını yaparlardı (1).
Pek çok Budist tapınağının yanında bir de okul bulunurdu. Yüzyıllar boyunca bazı bölgelerde keşişlerin yönettikleri okullar tek seçenek olmuştu. Eskiden erkek çocuklar genellikle kızlardan daha fazla ilmi eğitim alırlardı. Kızlara esas olarak müzik, el işleri, resim yapma ve sosyal beceriler öğretilirdi. Bazı kızlar ilmi dersler de alırlardı ama devlet memurluğu sınavlarına girmelerine izin verilmezdi. Yoksul ailelerin çocukları için eğitim, ebeveynlerinin yaptıkları işleri öğrenmek anlamına gelirdi. Zengin ailelerin çocukları evde özel öğretmenlerden ders alırlardı.
Aydın birinin eğitimine kaynaklık eden altı sanat ayinler, müzik, yazı, binicilik, okçuluk ve aritmetikti. Bu altı sanat, Han Hanedanı döneminden (MÖ 206- MS 220) 20.yüzyıl başına kadar görevlilerin zorunlu öğrenimini düzenleyen altı esere karşılık gelir: Odlar Kitabı, Belgeler Kitabı, Ayinler Kitabı, Müzik Kitabı, Değişimler Kitabı, İlkbahar ve Sonbahar Vakayinameleri. Bu eserler, 6. yüzyılın sonunda başlatılıp 20. yüzyılın başına kadar süren imparatorluk sınav sisteminin kapsamını oluşturmuştur (2).
Alim veya devlet memuru olma umudu taşıyan erkek çocuklar Çince harfleri okumayı, yazmayı, matematiği ve Konfüçyüs’ün eserlerini öğrenirlerdi (3).
Han İmparatoru Wu (iktidarı yaklaşık MÖ 140-87) döneminde Konfüçyüs metinlerine klasik statüsü verildi ve bu metinleri çalışıp yorumlayan bilginler, dört toplumsal sınıf içinde en önemlisiydi (diğer üçü çiftçiler, zanaatkarlar ve tüccarlardı) (4).
Çin klasiklerinden dokuzu Konfüçyüs’ün adına bağlıdır. Beşine King, gerisine Şu denilir. King diye tanınanlar Çin’in eski mukaddes edebiyatını toplar. Şu’lar Konfüçyüs ile çağdaşları arasındaki konuşmalardan bahseder. En popüler kitabı Vecizeler’dir. Bu kitaplar Çin’in hayatı üzerinde çok derin etkiler bırakmıştır. Devlet memuriyeti sınavına girenler bu eserlerden sorumlu tutulmuşlardır.
Konfüçyüs’ün eserleri, İmparatorluk Dönemi’nin sonuna kadar Çin eğitim sisteminin temelini oluşturduğu gibi komşu ülkelerde de etkisi egemen olmuş, göçlerle Asya dışında da tanınmıştır. Düşüncelerinin ve konuşmalarının toplandığı Lunyu adlı kitap, Çin’de kutsal kitap olarak kabul ediliyordu. Çin tarihinde, ‘Lunyu’nun yarısı ile devlet yönetilir,’ sözü yaygındı (5).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Çin İmparatorluğu, Philip Steele, İş Bankası Kültür Yayınları, 2012. Sayfa 30.
(2) Geleneksel Çin Sanatı, Yolaine Escante, Modern İpek Yolu, Kırmızı Kedi Yayıncılık, Ekim 2017.
(3) Çin İmparatorluğu, sayfa 22.
(4) Ülkelerin Tarihleri, Der.: Peter Furtado, YKY, 2022. Sayfa 65.
(5) Çin Ansiklopedisi, Çin Uluslararası Radyosu, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2015.


Leave A Reply