
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Altın Dağlar’a Teletskoye Gölü’nden bakış. Putin’in burada yazlık evi varmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Altaylar, 2024.
Ruhların çağrılması sırasında şaman, yurtun içindeki kayının çevresini birkaç kez dolanır. Bu kayın, Evrenin ortasında bulunan Evren Ağacı’nı, yani Gök, Yer ve Yeraltı kuşaklarını birbirine bağlayan Kozmik Ekseni simgeler. Şamanın esrimeli yolculuğu, her zaman “Dünyanın Merkezi”nin yanında gerçekleşir. Buryatlarda şamancıl kayın ağacına “kapının bekçisi” adı verilir. O, şamana Göğün kapısını açar (1). (Buryatlar, Moğol halklarından biridir. Baykal Gölü‘nün güneyinde ve batısında yaşayan bu halk, Budizm ve Şamanizm’in karmaşık bir birleşimini gerçekleştirirler) (2).
Kayının gövdesine açılan ve şamanın göğe yükselişinde basıp çıktığı çentikler, simgesel olarak Göğün katlarıdır (3). Şaman, kayının gövdesindeki çentiklere sırayla tırmanarak, Göğün katlarına girmiş olur (4).
Birçok arkaik gelenekte, dünyanın kutsallığını, doğurganlığını ve sürekliliğini ifade eden Evren Ağacı, yaradılış, verimlilik, sırra erme fikir ve kavramları ile ve son aşamada da mutlak gerçeklik ve ölümsüzlük fikri ile ilişki içindedir. Böylece Evren Ağacı, Hayat ve Ölümsüzlük Ağacı olur. Karşımıza her zaman hayatın (canlılığın) hazinesi, sürekli yeniden doğuş halindeki Evren, kozmik canlılığın tükenmez kaynağı ve yazgıların hakimi niteliğinde çıkar (5).
Evren Ağacı yaşayan ve yaşatan bir ağaç olarak tasarlanır. Yakutlara göre bu bir tür “ilk cennet”tir; ilk insan orada doğmuş, yarı yarıya Ağacın gövdesinden çıkan bir Kadının sütüyle beslenmiştir. Amerika, Çin ve Japonya mitolojilerinde Ağaç Tanrıça (İlk Kadın) teması vardır. İnsanın ağaçlardan türeme olduğuna dair Afrika mitleri de vardır. Dayak inanışına (Borneo Adası) göre ilk Atalar Çifti, Evren Ağacı’ndan doğmuştur. Ruh (çocuk)-kuş-Evren Ağacı imgesinin, orta ve kuzey Asya’ya özgü olduğu düşünülür (6).
Dünyanın Direği ya da Merkez Simgeselliği, Mısır, Hint, Çin, Yunan, Mezopotamya gibi kültürlere de yabancı değildir. Babillilerde Gök ile Yer arasındaki bağ- Kozmik Dağ ya da onun benzerleri (ziggurat, tapınak, kral kenti, saray vb.), bazen bir Göksel Sütun şeklinde tasarlanırdı. Merkez Simgeselliği, dağ, direk, ağaç, köprü, merdiven gibi başka imgelerle de dile gelebiliyordu (7).
Ziggurat da esasında bir Kozmik Dağ, Kozmosun simgesel bir görüntüsüydü; yedi katı, yedi gezegenin göklerini temsil ediyordu ya da dünyanın renklerini taşıyordu. Endonezya’nın Yogyakarta şehrindeki dünyanın tek parça halindeki en büyük Mahayana Budist tapınağı Borobudur, tam bir imago mundi’dir (dünyanın imgesi) – bir dağ biçiminde inşa edilmiştir (8).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Şamanizm, Mircea Eliade, İmge Kitabevi, 1999. Sayfa 226.
(2) Türk Mitosları, Zühre İndirkaş, İmge Kitabevi, 2007. Sayfa 37.
(3) Şamanizm, sayfa 227.
(4) A.g.e., sayfa 228.
(5) A.g.e., sayfa 304.
(6) A.g.e., sayfa 305.
(7) A.g.e., sayfa 296.
(8) A.g.e., sayfa 300.


Leave A Reply