14. Louis’in taçlı resmi Kitsch değilken, Ingres’in İmparator Napolyon tablosu Kitsch’tir. Devrim öncesindeki siyasal sistemin simgeleri, bu siyasal inanç sisteminin kesin yıkılışında sonra inanılırlıklarını yitirmişlerdir.
Kitsch, toplumların gereksinimlerine, ekonomik ve sosyal yapıya, kültürel eğilimlere ve tarihsel birikime göre değiştiğinden, ürünleri de her toplumda farklılaşmaktadır.
“Sahici sahtelik” ten söz eder Moles. “Strauss’un müziğinde, Gaudi’nin yapılarında, Cocteau’da yanar söner kitsch ışıkları” diyor Enis Batur.
Bundan sonraki beş alıntı, Milan Kundera’nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı romanından aktarılmaktadır.
“Kitsch, alışılmamış bir durumdan yola çıkamaz; kişilerin belleklerine kazımış oldukları temel imgelerden türemek zorundadır.”
“İnsanların yeryüzündeki kardeşliği ancak Kitsch temeli üzerine kurulabilir. Bunu en iyi bilen politikacılardır. Buldukları ilk çocuk ile poz verirler.”
“Gücü tek bir politik hareket eline geçirdiğinde kendimizi totaliter Kitsch’in ortasında buluruz.”
“Politik hareketler, politik Kitsch’i oluşturan düş, imge ya da sözcükler üzerinde yükselirler.”
“Kitsch’in kökeninde varoluşla kayıtsız şartsız uzlaşma yatar. Ama varoluşun temeli nedir? Tanrı, insanlık, kavga, aşk, kadın vs. görüşler değiştiğine göre çeşitli Kitsch’ler vardır.”
“Tarihsel birikimi sulandırıp günümüze aktarmak, tarihle bağlantı kurmak anlamına gelmez”, Heinrich Klotz.
“Kitsch,sanatta kötü olan her şeydir”, Herman Broch.
Çin’i 1997 yılında gezmiştim. O zamanlar böyle bir yapılaşma görmemiştim. Geçen ay Bloomberg Businessweek’te, fotoğrafları görünce hem çok şaşırdım, hem çok üzüldüm. Burada sadece birini paylaşıyorum. Diğerleri şunlardı: Hangzhou’da, Paris’teki apartman bloklarının aynısını inşa edip, ortasına bir de Eyfel Kulesi dikmişler !! Şanghay’da Hollanda teması kullanılmış. Çok büyük ebatta tahta ayakkabı, Hollanda tipi evler yapılıp, yel değirmeni de unutulmamış!! Changsha’da, bir havalandırma firması kurduğu kampüste yukarıda gördüğünüz Giza piramidinin replikasını yapmakla kalmamış, kampüsünün ana binasını Versay ve Buckingham Sarayı’nın parçalarını birleştirerek oluşturmuş, bu binanın önüne de Deng Xiaoping’in heykelini dikmiş. Huizhou’da ise Avusturya modası hakim. UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne aldığı Hallstatt evlerinin aynısını yapmışlar!! Tianjin’de, 16. Yüzyılda yaşamış olan Michel de Montaigne’in şatosu inşa edilmiş, ama yeterli gelmemiş olacak ki, önüne bir de Louvre’un cam piramidi eklenmiş.!! Ayrıca Beijing yakınlarında iki harika daha yapılmış: bir Fransız şatosu taklidinin önüne, Roma’daki St. Peter Meydanı oturtulmuş. Bir başka yerde gondola binmek ve ortası havuzlu bir Colosseum izlemek mümkün hale gelmiş. Ülkeyi bu sahte harikalarla doldurmalarını sebebini ise modern ve medeni kent ortamı yaratma gayreti ile açıklıyorlarmış. Tam dosyamıza uygun bir durum.
Tabii Kitsch’ten yana olanlar da var….
“Broch ve Adorno Kitsch’i kitle zihniyeti ile bir tutarlar. Ondan korkarlar çünkü insanları düşünmeye sevk etmeksizin etkilediğine inanırlar”, Sindre Mekjan.
“Kitsch fazlasıyla doğrudandır. Sanatçı güzelliği dolaylı bir biçimde ifade edecek yöntem kullanırken, Kitsch üreticisi dolaysız bir yol seçer”, Sindre Mekjan.
“Geleneğe saygı Kitsch’te devam eder….Kitsch geçmiş kültürlerde yaratılan şeyin en iyisini çalar”, Odd Nerdrum.
Kitsch’in aynı zamanda yüksek formları vardır. “Kitsch’te Wagner gibi, Çaykovski gibi dehalar vardır”, Odd Nerdrum.
Herşeyin taklidinin yapılması ile özgün üretimin ortadan kaybolması çok üzücü. Yeni kuşaklara da aktarılmakta olan toplumsal beğeni körlüğünü aşmak, yaratıcılığın öykünmecilik ve aktarımcılık dışında tutulabilmesi için sanat eğitiminin güçlendirilmesi gerekiyor.
Postmodernizmi, kitsch’i yasallaştırmakla suçlayanlar var. Ancak, Postmodernizm bloğumuzda ayrı bir dosya olarak işleneceğinden burada detaya girmiyoruz.
Yazımı konuya uygun bitirmek istiyorum: Arabamın arka camındaki başı sallanan arslan ile otoparktan çıkarken size sesleniyorum, “öptüm canım/öpüldünüz.”
Yararlanılan Kaynaklar
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…
View Comments
Kitsch'i çabuk seçer ve algılarım . Ama tanımlanmasına dair hiç bu kadar açık, anlaşılır bir metin okumamıştım. Gerçekten teşekkürler 'cnm' öpüldünüz:))
Bir de merak ediyorum: Türkçe karşılığı var mı kitsch kavramının?
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederiz. Türkçe karşılığı yok, Kiç deniyor.
Çok faydalandım, teşekkür ederim...
Bir iletisimci olarak kitschin yalnızca mimari bir kavrammis gibi yansıtılmasına tepkiliydim. Oysa kitsch, sizin de ayrıntısıyla degindiginiz gibi müzikten plastik sanatlara, reklamcılıktan toplumsal hayata, sinemadan gazete ve dergilere kadar pek çok alanda rastlanilan bir kavram... Kaynakçanizdan yazınızın teferruatli ve titiz bir arastirmanin ürünü olduğu aşikar... Takıldığım tek bir konu var ki; o da "postmodernizmi kitschi yasallastirmakla suçlayanlar var" cümlesi... Keşke bu mevzuyu burada acsaydınız. Zira ben de postmodernizmin, modernizm ondan kacip kurtulmaya calisirken kitsch gibi alt kültürun sahip çıktığı bir kavramı sarıp sarmaladigini düşünenlerdenim. Kitschin varlığına salt gerçek sanatın, emegin, yaratıcılığın, özgünlüğün değerini bilmemizde yardimci olduğu için tahammul ediyorum ve algida secicilikten mi kaynaklaniyor bilmem, yorum yapan diger bir okuyucu gibi kitschin uzaktan bile kokusunu alırım. Son olarak bir soru; Türkiye'de kitsch konulu kaç tez hazirlandigiyla ilgili bilginiz var mı? Yaziniz için tesekkurler...
Öncelikle bu konu hakkındaki araştırmanız için teşekkür ederim, yorumlardaki ilgi ve bir soru da dikkatimi çekmiş bulunmakta, ben sanatta yeterlik çalışmamda kitsch konusunu çalışıyorum. yapmış olduğum literatür taramasında çok az sayıda teze rastladım, çoğunluğu yüksek lisans çalışmaları ve yüzeysel bilgiler ile ilenlenmiş olarak gördüm (o çalışmalardaki emeklere de minnettarım). Merve hanımın da bahsetmiş olduğu gibi, karşılaştığım tezler sadece plastik sanatlar üzerine.. Ben de sanat fakültesi kökenliyim elbette, ama alanım grafik tasarım, ve tipografi konusunda kiçleşme üzerine eğilmeyi düşünüyorum. tam da kiç ile ilgili bölümü yazarken rastlamış olduğum bloğunuzda kaynakçanızdan ve tanımlarınızdan toplu bir şekilde yararlanabilecek olmaktan memnunum bunun için de ayrıca teşekkür etmek istedim.
sevgiyle kalınız...
Çok naziksiniz, çok teşekkür ederim. İnsana devam etme isteği veren beğenisini esirgemeyenler.
Sağlıkla kalın.
Füsun Kavrakoğlu
Çok beğendim yazınızı ve sonundaki dileklerinize katılmamak elde değil. Teşekkürler Füsun hanım.
Funda Hanım, ben de size teşekkür ediyorum.
Sevgiler,
Füsun Kavrakoğlu