Categories: Geziler

Konstantinos Kavafis 2

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İskenderiye Kavafis Evi Müzesi, 2019.

  • Çok az yazdı, yazdığından daha da azını yayınladı. Sağlığında şiirlerinin çok azı gün ışığına çıkabildi; değeri yavaş yavaş, yaşlılığında ve ölümünden sonra anlaşıldı. E. M. Forster, şairi İngiltere’de tanıttı. 1932 yılında Yunanistan’a yaptığı yolculuk sırasında ünlendiğine tanık oldu: Gırtlak kanseri ameliyatı geçirdiği hastane odasının önünde uzun ziyaretçi kuyrukları oluştu.
  • Fazla sözden, coşkun lirizmden, abartıdan hoşlanmadı. Halk dilinin ateşli bir yandaşı oldu; aşırı sade, bileşik sözcüklere yer vermeyen, imge ve sıfat bakımından cimri bir dil kullandı; dilinde İskenderiye ve İstanbul Rumlarının lisanlarının derin izleri vardı.
  • Vatansızlık; güçsüz bir ulusal düşünce; bağlayıcı geleneklerin yokluğu; insanların görenek ve etik özgürlükleri kullandığı temalardır.
  • “Herkese göre değildir benim şiirlerim, birkaç kişiye göredir. Az şey değildir bu da. Has şiir olduklarının kanıtıdır.”
  • “Garip bir özelliği bu insanoğlunun: ancak hayran olmadığında bir yargıya varabiliyor.”
  • “Ağırbaşlılığı olsa olsa bir yarım saat seviyorum; geri kalan zamandaysa dalga geçmeyi, şakayı, alayı seviyorum. Şakacı insansa genellikle hor görülüyor; en azından önemsenmiyor, çevresine güven vermiyor.”
  • “Sanatsal izlenimler, bir süre kullanılmadan kalırlar, başka düşünceler doğururlar, başka etkiler altında değişirler ve günün birinde yazılı sözcüklerde billurlaştıklarında, tam olarak ne zaman doğmaya başladıklarını, yazılı sözcüklerin gerçekte nereden ortaya çıktığını anımsamak kolay değildir artık.”

İskenderiye’de oturduğu apartman dairesindeki çalışma odası.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İskenderiye Kavafis Evi Müzesi, 2019.

İskenderiye’de oturduğu apartman dairesindeki yatak odası.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İskenderiye Kavafis Evi Müzesi, 2019.

Yararlanılan Kaynaklar

Sanat Her Zaman Yalan Söylemez mi?, Konstantinos Kavafis, YKY, 1993.

Bütün Şiirleri, Konstantinos Kavafis, Varlık Şiir, 2003.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 15

Sigismund olan doğum adını 22 yaşına geldiğinde Sigmund’a değiştiren; liseyi takdirle bitiren Freud, “1873 yılında Viyana Üniversitesi’ne ilk girdiğimde biraz…

2 gün ago

Yemeklik Yağ

Önce koyun kuyruğu alınır, tencerelere doğranır, kavrulurdu. Yağlar eridikten sonra kalan kıkırdakların üzerine tuz ekilip ekmek arasında çocuklara verilirdi. Bu…

2 gün ago

Likya Işık Ülkesi 54 Simena – Kale Köy

Kale Köy, Simena antik kentinin üzerine kurulmuştur. Simena hakkındaki bilgiler oldukça yetersizdir. Kaya mezarlarından birinin üzerindeki yazıta dayanılarak antik kent,…

2 gün ago

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 14 Endülüs ve Çingeneler 2

  Çingenelerin ilk çıkış toprakları Hindistan’dı. Tarihlerinde iki kez büyük katliamla karşılaştılar. İlki 11. yüzyılda, Hindistan’a kadar yayılan Gazneliler zamanında,…

7 gün ago

Balyan Ailesi

Ermeni Balyan Ailesi 18. yüzyıldan itibaren dört kuşak, Osmanlı İmparatorluğu’na kadrolu mimar-müteahhitlik yapmış, şehrimize pek çok önemli eser kazandırmışlardır. Bakalım…

7 gün ago

Likya Işık Ülkesi 53 Kekova Adası

Kekova, kıyıda kurulmuş Theimussa (Üçağız) ve buradan teknelerle ulaşılan Simena (Kaleköy) ve karşısında uzanan batık bir şehrin yer aldığı Kekova…

7 gün ago