- Paralı askerler yerine vatandaş ordularının seferber edilmeye başlanması daha güçlü bir ortak kimlik ve komşulardan farklılık duygusu yarattı. Milliyetçiliğe doğru atılmış önemli bir adım olan vatandaş ordusunu ilk kuran Oliver Cromwell (1599-1658) oldu. Geniş kitleleri ortak bir siyasi amaç ve askeri girişim için seferber etti. Cromwell’in bu Yeni Model Ordu’su, ilk vatandaş ordusu idi. Bu ordu, halk ile devlet arasındaki zıtlıktan kaynaklanan ilk büyük Avrupa hareketi olan İngiliz İç Savaşı (1644-1651) için oluşturulmuştu.
- 1789’da, Fransız Devrimi’nin olduğu yıl, Almanca konuşanlar 1500 prensliğe dağılmış bulunuyorlardı. 1815 yılına gelindiğinde az çok özerk 39 siyasi birime bölünmüş durumdaydılar. 1860 yılında İtalyanlar, 1871’de ise Almanlar ulusal birliklerini sağladılar.
- 1870 savaşında Prusya Fransa’yı ağır bir yenilgiye uğratmıştı. Almanlar artık büyük güçlerin arasına katılmıştı. Aydınlanma döneminin akılcılığının ve özgürlükçü ruhunun şekillendirdiği Batı Avrupa tarzı milliyetçilik anlayışının yerine, Aydınlanma’nın evrenselliğine ve kozmopolitliğine karşı çıkan, Romantik Alman düşünürlerinin savunduğu etnik nitelikli Doğu Avrupa tarzı milliyetçilik anlayışı kendini kabul ettirmişti.
- Almanların büyük güçlere katılması, Prusya’nın yıllardır başarıyla uyguladığı zorunlu askerlik sistemi yanında yurtseverlik ve vatan aşkı ile devleti için kendini fedaya hazır gençler yetiştiren eğitim sisteminin üstünlüğü geniş çevrelerce benimsendi. Oysa Avrupa’da zorunlu askerliği ilk uygulayan Fransa olmuştu. Konvansiyon, 1793’te her Fransız vatandaşına askerlik yapma yükümlülüğü ve hakkını getirmiş, fakat daha çok gönüllüler askere alınmıştı. Zorunlu askerlik 1798 yılında yeniden düzenlenmişti. Yurttaş orduları 19. yüzyıldan, Napolyon Savaşlarından (1803-1815) önce yalnızca iç savaşlarda kullanılmışlardı. Napolyon döneminde ordulara olduğu kadar siyasete ve kültüre de vatandaş katılımının artması hedeflendi.
- 1870 savaşından sonra zorunlu askerlik, İngiltere dışında tüm Avrupa ülkelerinde benimsendi.
- Yurttaş askerler arasındaki temas, birbirlerini daha iyi tanımalarına ve birbirlerine daha çok benzemelerini sağladı. Bu nedenle Napolyon Savaşları Avrupa’da ulusal bilincin artması açısından önemli bulunur.
- 1871 yılında Versailles Sarayı’nda Alman İmparatorluğu kurulduktan sonra askeri değerlerin ve pratiklerin sivil hayatı şekillendirdiği militarist anlayış Batı Avrupa ve Balkanlar’da da benimsendi. Milliyetçilik ideolojisinin ve militarist anlayışın bileşimi olarak ülke orduları siyasal ve toplumsal hayatta etkin rol oynamaya başladılar. Sorunların çözümünde şiddet kullanımı meşru görülür oldu. Disiplin ve komuta hiyerarşisi gibi kavramlar türedi.
- Militan kesimler, Romantik Alman düşünürlerinin savunduğu kültürel ve otoriter, etnik aidiyeti ön plana çıkartan irredantist milliyetçilik (yayılmacı milliyetçilik) anlayışını benimsediler. Doğu Avrupa tarzı Dışlayıcı milliyetçilik, Pan-Germenizmin, Pan-Slavizmin ve diğer Balkan milliyetçiliklerinin de rehberi haline geldi.
- Bir ulusa mensup olma düşüncesinin, bir yuvası olma ve evinde hissetme duygusu ile olan yakınlığı milliyetçi projenin kolaylaştırıcısıdır. İnsanların, uluslarının geri kalanıyla dayanışmasının yolunu açar. Ulusunun üstün olduğunu düşünmek, buradan kendine de pay çıkarmak onu ulusuyla özdeşleşmeye teşvik eder.
- Pan-Slavizm, Pan-Germenizm, Pan-Helenizm ve diğer “Pan” lar, ırkçı ve emperyalist akımlar olarak değerlendirilir.
- “Pan” ön eki taşıyan siyasi ideolojiler, söz konusu medeniyeti yücelten ve söz konusu milletin siyasi birliğini hedefleyen milliyetçi ideolojilerdir.
Alman İmparatorluğu, Almanlar, Almanya, Avrupa tarzı Dışlayıcı milliyetçilik, Batı Avrupa tarzı milliyetçilik, Doğu Avrupa tarzı milliyetçilik, İngiliz İç Savaşı, irredantist milliyetçilik, militarist anlayış, Milliyetçilik, Napolyon, Napolyon Savaşları, Oliver Cromwell, Pan-Germenizmin, Pan-Slavizmin, Prusya, vatandaş orduları, Versailles Sarayı, yayılmacı milliyetçilik, zorunlu askerlik sistemi



Leave A Reply