Categories: Geziler

Özbekistan Gezisi 16 Türk Çadırı

  • Türklerde yerleşik yaşamın MÖ 4.-3. yüzyıllara kadar geri gittiğini Orta Asya’da Maveraünnehir, Dehistan, Seistan, Harezm, Fergana, Cürcan, Talas ve Çu ovalarında bulunan kalıntılar kanıtlamaktadır. Türklerin yaşadığı bölgelerin büyük bölümü tarıma elverişli olmadığından, hayvancılık öncelikli uğraş alanı olmuştur. Yaz aylarında hayvanların iyi beslenebilmesi için bol otlaklı yaylalara çıkılmakta, soğuk mevsimlerdeyse kışlıklara dönülmektedir. Bu gidiş gelişler, eski Türklerin yazlık ve kışlık yaşamının ayrılmaz parçalarıdır. Yaz ve kış arasında bu denli hareketli bir yaşam süren toplulukların evlerinin, hafif ve taşınabilir olması avantajlıdır.
  • Taşınabilir evler yurt, alaçık ya da topak ev olarak adlandırılan çadırlardır. Türk çadırlarının en önemli iki özelliğinden ilki, taşıma kolaylığı sağlayan hafif malzemeden yapılmış olmalarıdır. İkincisiyse, kurulup sökülebilme kolaylığının sağladığı olanaklardır. Bu iki özellik, çadıra, geçici yerleşmeler için en uygun barınak niteliği kazandırmıştır.
  • Üstü kubbeli ve silindir gövdeli olan yurt çadırlarının boyutları, içinde yaşayan birey sayısına göre değişir.
  • Üstü kubbeli, dairesel planlı olanlar, biçimlerini Moğol çadırından almıştır.
  • Eski minyatürlerden anlaşıldığına göre, Türk çadırlarının dört köşeli, direkli ya da direksiz olanları vardı. Bunlardan başka, tavanı dört direk üzerine oturtulmuş çok büyük tiplerin yapılmış olduğu da saptanmıştır.
  • Kümbet, çadır kültürünün mimariye yansıması ile ortaya çıkmış bir formdur.

Hiva’da Yeni Saray’ın İşret Avlusundaki (misafirhane/kabulhane) çadır. Binanın çadırın etrafındaki bölümlerinde misafir odaları var. Macar Yahudisi Türkolog, seyyah Arminus Vambery (1832-1913) de burada kalmış. Vambery’nin Orta Asya hakkında yazdıkları Avrupa’da büyük ilgi görmüştü. Kendisinin büyük ihtimalle Büyük Britanya Krallığı casusu olduğu düşünülüyor. Yani, Büyük Oyun’un parçası olmuş bir kişi.
Fotoğraf: Gülüm Ilgaz

Bu Türkmen çadırının üzerine örtülen kumaş yağmur, rüzgar geçirmiyor. Rezent adlı bu kumaş Rus malı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Çadır çok kolay kurulup kaldırılabiliyormuş. Yerler halı ve keçe ile kaplı. Çadırın tüm parçaları tam bir deveye yüklenebilecek miktarda.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Çadırın tepesi, tüynük. Burası havalandırma deliği. Soba kurulduğunda ise baca görevi görüyor.
Standart Türk yurtlarının yarı çapı genellikle üç buçuk metredir. Şemsiye gibi kolaylıkla açılır, kapanır tarzda ağaçtan yapılmış bir kafesin üzerine kıldan dokunmuş kalın keçeler çekilir. Tepesindeki, dumanın çıkmasını temin eden yuvarlak deliğin üzerine de bir keçe parçası konulur. Aşağıdan bir ip veya sırık vasıtasıyla bu keçe parçası, kolaylıkla açılıp kapanır. Çadırın kapısı daima kıbleye karşıdır, içindekiler başlarını kıbleye çevirerek uyur. Çadırın esas eşyası olan halı ve kilimlerden misafirin altına mümkün olduğu kadar çok sererler. Bu, misafire gösterilen bir saygı ifadesidir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Füsun Kavrakoğlu

View Comments

Önceki Yazılar

Çin 168 Edebiyat 1 Klasikler

Çin’de yazılı ilk edebiyat ürünleri Zhou Hanedanı döneminde (MÖ 1046-MÖ 221/256) ortaya çıkmıştır. Çin edebiyatının…

5 saat ago

The Darjeeling Himalayan Railway 2

UNESCO World Heritage Sites Listing Criterion (ii): “…An outstanding example of the influence of an…

1 gün ago

The Darjeeling Himalayan Railway 1

The Darjeeling Himalayan Railway is synonymous with the development of the Darjeeling hills. Along with…

2 gün ago

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

1 hafta ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

1 hafta ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

1 hafta ago