Bir insan grubunu kontrol altında tutmak için farklı araçlar kullanılabilir: ekonomik araçlar, siyasal, askeri araçlar, sosyal, kültürel ve ideolojik araçlar gibi. Baskı altına almanın biçimi de farklı olabilir: ekonomik, siyasal, askeri, sosyal, kültürel veya ideolojik olabilir.
Eski Sömürgecilik
Antik Mısır medeniyeti çevresindeki birçok bölgeyi kolonileştirmişti. Antik Yunan devletlerinde de kolonileştirmenin ilk biçimleri, tarımsal üretim yapılabilecek bölgelerin ele geçirilmesi şeklinde kendini göstermiştir. Yunan dilinde ‘ana yurt’ yani ‘metropolis’in ihtiyacı olan tarım ürünlerinin karşılanması için fethedilen yerler ‘tarım için uygun yer’ anlamına gelen koloni kelimesi ile ifade edilmiştir (1).
Kapitalizm öncesi dönemlerde ortaya çıkan eski kolonyalizm haraç toplamak ile özdeşleşmişti. Kolonileştirilen ülke topraklarından fiziki olarak ayrıldıktan sonra dahi sömürgelerini pazar olarak kullanmayı ve sömürgeci ilişkilerini devam ettirmeyi mümkün kılan karmaşık ekonomik ilişkiler kuran modern kolonyalizm, keşifler ve yeni ticaret yolları ile, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri (özellikle altın ve gümüş) Batı’ya transfer edilmeye başlamış, bu kaynak transferine insan (köle) ticareti de dahil edilmiştir. Sömürgeleştirilmiş ülkenin önde gelen kesimleri Batı ile ittifak halinde olmuşlardır.
20. yüzyılın başında dünya üzerinde en çok koloniye sahip ülke olmuş ve kontrolü altındaki topraklar 35,5 milyon metrekareye ulaşmış İngiltere başta olmak üzere Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika ve daha sonraları ABD, başta Afrika ve Asya ülkeleri olmak üzere sömürgeci/ yayılmacı politika izlemiştir. Bu yayılmacılık Orta Çağ ve Yeni Çağ’daki Bizans ve Osmanlı tarzı yayılmacılıktan çok farklı olarak kapitalist bir formda ortaya çıkmıştır. Klasik kolonyalizm olarak adlandırabileceğimiz söz konusu bu dönem (15. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı) günümüzde oldukça farklı, daha karmaşık ve iç içe geçmiş süreçler ile kendini göstermeye devam etmektedir (2).
Kimi bilim insanları, keşifler çağını küreselleşme sürecinin başlangıcı olarak kabul etmektedirler (3). Modernleşme tarihi aynı zamanda bir emperyalizm ve sömürgecilik tarihi olarak da okunmaktadır.

Karavel adı verilen büyük kargo gemilerinin, daha sonra da kalyonların yapılması taşıyabildikleri büyük yük kapasitesi ve hızlı olmaları nedeniyle denizaşırı keşifleri mümkün kılmıştır. Konum belirleme ve yön bulma teknolojisinde usturlap adı verilen alet ile denizciler güneş açısını ölçerek enlem derecelerini hesaplayabilmişler, bulundukları konum noktasını belirleyebilmeleri kolaylaşmıştır. Usturlap bulunulan enlem derecesinin belirlenmesinde etkin iken Ka-mal geride bırakılan yönün belirlenmesinde daha etkin olmuştur (4).
Yararlanılan Kaynak
(1) Sosyolojide Yakın Dönem Gelişmeler Dersi, Post-Kolonyal Teori Ünitesi, Anadolu Üniversitesi. Sayfa 183.
(2) A.g.e., sayfa 179, 180.
(3) A.g.e., sayfa 184.
(4) A.g.e., sayfa 184.


Leave A Reply