Proust, karakterlerinin çoğunu bir deyim ve meşhur sözle özdeşleştirmekten hoşlanır; onları anımsatıcı bir yan tema, sürekli tekrarlanan bir özellik ya da karakteristik kullanır. Aynı yöntemi bir seviyeye kadar Tolstoy, yan …

Okudum, çalıştım, gezdim,
okumaya devam ettim.
Aslında konu öğrenmekti.
Zamanla öğrenip paylaşmak oldu.
Paylaşımlar ilgi görünce yazılar devam etti.
İşte böyle oldu BÜ ve İTÜ ile başlayan serüvenin sonu.
Proust, karakterlerinin çoğunu bir deyim ve meşhur sözle özdeşleştirmekten hoşlanır; onları anımsatıcı bir yan tema, sürekli tekrarlanan bir özellik ya da karakteristik kullanır. Aynı yöntemi bir seviyeye kadar Tolstoy, yan …
Can Yayınları’ndan çıkan James Wood’un yazdığı Hayatın En Yakın Benzeri, edebiyat okurluğunun eğitici ve dönüştürücü etkisini irdeliyor. Harvard Üniversitesi’nde Uygulamalı Edebiyat Eleştirisi dersleri veren ve The New Yorker dergisinin kadrolu …
Edebiyatın hayattan farkı, hayatın sınırsız detaylarla dolu olması ve dikkatimizi nadiren bu detaylara çekmesidir. Edebiyat bize dikkat etmeyi öğretir. Edebiyat, hayatı daha iyi fark etmemizi sağlar; hayata ilişkin bize …
Postmodern romanlarda hem gerçek hem de gerçekdışı kahramanlarla karşılaşırız. Iris Murdoch, bağımsız ve özgür karakterler yaratmanın büyük bir romancı olmanın işareti olduğunun altını çizer. Mükemmel roman karakteri berrak ve …
Edebiyatın üniversitelerde kendine yer edinmesi milli devletlerin kurulması ve milliyetçi ideolojilerin biçimlenmesiyle iç içe geçmiştir. Alman filozof, din bilimci, şair ve edebiyatçı Johann Gottfried von Herder’e (1744-1803) göre, toplumun …