“Hitler bütün Polonyalıları yok etmeyi hedefliyordu. Onlar Slavdı, aşağıydı. Babam Nazilerin milyonlarca Polonyalıyı öldürdüğünü söylemişti. Polonyalı aydınlar halkın gözü önünde idam edilmişti. Hitler Almanların işgal ettiği Polonya’da imha kampları kurmuştu.
Hitler Alman genlerine sahip ‘Baltık Almanları’na yer açmak için Polonyalıları o topraklardan sürüyordu. Reich’ın düşmanlarının listesi yapılmıştı: Komünistler, Çekoslavaklar, Yunanlar, Çingeneler, sakatlar, eşcinseller, Yahudiler, akıl hastaları, zenciler, Polonyalılar, fahişeler, Ruslar, Sırplar, sosyalistler, İspanyol cumhuriyetçileri, sendikacılar, Ukraynalılar ve Yugoslavlar.

Jago Jacopo Cardillo’nun (1987-) eserleri, Roma’da, Via Amendola üzerindeki Gioberti Art Hotel’de sergileniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2026.
Naziler Polonyalıların eğitime ihtiyacı olmadığına karar vermişti. Polonya’daki okullar kapatılmış, sıralar ve malzemeler Almanya’ya götürülmüştü. Naziler Polonya halkının Almanların serfi olacağını söylemişti. Onların sayı saymayı ve ismini yazmayı bilmesi yeterliydi.
Hitler kör veya engelli olarak doğanların aşağı olduğunu kabul ediyordu. Onların değersiz çocuklar olduğu yaşamaya layık olmadığı söyleniyordu… Bu yüzden engellileri korumak için engeller yara olarak gösterilmek için bandajlanıyordu. Führer güçsüz ve sakat olanlara yardım etmenin anlamsız olduğunu, doğada güçsüz olanların ölüp gittiğini söylüyordu. ‘Savunmasız kazların tilki tarafından yenmediği nerede görülmüş?’ diyordu.
Hitler sanat eseri çalıyordu. Sahip olmak istediklerinin listesinin ve fotoğraflarının olduğu büyük albümler yapılıyordu. Eserlerin bazıları Yahudi ailelerin evlerinde diğerleri ise müzelerdeydi. Krakow‘daki Czartoryski Müzesi yağmalanmıştı. Da Vinci, Rembrandt ve Rafael’in en önemli eserleri artık Nazi subaylarının özel dairelerinde asılıydı. Diğer çalıntı eserler tuz madenlerine, terk edilmiş fabrikalara, şato enkazlarına ve müzelerin bodrum katlarına gizlenmişti. Sırf Polonya’dan 50.000 parça eserden fazlasının Almanya’ya aktarıldığı söyleniyordu. Naziler Amerika’yı saf olmayan bir ırktan, melezlerden oluşan bir ülke, Kalpsiz Ülke olarak tarif ediyordu.
Sippenhaft. Kan suçu. Nazi rejiminin kanunlarındandı. Bir aile üyesi bir suç işler veya ihanet ederse kanı bozuk kabul edilirdi. Bir akrabalarının suçundan aile bireylerini sorumlu tutmak eski bir uygulamaydı.
Dağıtılan kağıtlarda ‘İyi Almanlar Führer için savaşır’ yazıyordu.
Stalin’in Sibirya esir kamplarındaki işkenceleri feciydi.
Yararlanılan Kaynak
Denizin Tuzu, Ruta Sepetys, Pegasus Yayınları, 2020. Sayfa 25, 39, 59, 75, 95, 260, 313, 228, 229, 244-246, 273, 311.


Leave A Reply