
Gül Gülü Düşünüyor, Ling Jian, Avustralya Çin Sanat Kurumu.
Contemporary İstanbul 2015 yılında Avustralya Çin Sanat Kurumu tarafından seçilen Çinli sanatçıların eserlerini ağırladı. Bunlardan biri de genç, çekici Asyalı kadın portreleriyle tanınan en ünlü Çinli ressamlardan Ling Jian. Avrupa’da yaşayan ve çalışan ilk Çinli çağdaş sanatçılardan olan Jian’ın yağlı boya ve akrilik ile yaptığı, imzası haline gelen portrelere geçişi 2003’te olmuş. Düşüncelerini en rahat bu şekilde ifade ettiğini söyleyen Jian, görünüşün, zamanın izlerini ve bireyin duygularını yansıtarak insanın kendini yok etmesinin kanıtı olduğuna inanıyor. ‘Gül Gülü Düşünüyor’ (Rose Thinks of Rose) da bu tarzın en estetik örneklerinden.
http://www.tempomag.com.tr/detail/contemporary-istanbulun-10da-10u
İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket kabiliyetini kısıtlamaya da yönelik olan kızların ayaklarının bağlanması, memuriyet sınavlarının sadece erkeklere açık olması ile kendini göstermişti.
Cumhuriyet döneminde (1912-1949), kadına karşı önyargılı bakış açısını (dulların tekrar evlenmemesi, kızların ayaklarının bağlanması, memuriyetin sadece erkeklere açık olması gibi) düzenlemeye yönelik hamleler yapıldı. Cinsiyet ve aile ilişkilerini düzenlemeye yönelik hamleler yapıldı.
1911 Devrimi’nden hemen sonra kadınlara oy hakkı tanınmıştı. Ancak bu dönemde seçimler pek de önem verilmeyen bir hak olmuştur.
1949 yılında Çin Komünist Partisi zafer kazanınca posterlerde kadınlar elinde tüfek, erkekler ise bebekleri beslerken görüntülendi. ÇKP dulların ve kızlarının haklarını güçlendirmek, mirastan eşit pay alabilmelerini sağlamak için önemli işler yaptı. Ancak günümüzde bile, özellikle kırsal alanlarda, erkekler miras konusunda önceliğe sahipti. Mao Çin’de kadınlara farklı bir baskı uygulandığına dikkat çekmiş, kadınların sadece sınıfsal adaletsizlikten değil, erkek akrabaların uyguladıkları şiddetten de mustarip olduklarını belirtmişti.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde ulus çapındaki ilk hareket 1950 tarihli Yeni Evlilik Kanunu oldu. Bu uygulama ile:
*Eskiden aile büyüklerine ait olan kimin kimle evleneceği uygulamasına son verilerek, nikahın özgür iradeleri ile karar vermiş iki birey arasında kıyılması gerektiği;
*Eski sistemde erkek için çok daha kolay olan boşanma hakkında da eşitlik ilkesinin geçerli kılınarak karı ve kocaya hukuk önünde eşit muamele edileceği hükme bağlandı.
Köyde yaşayan bir gelinin evlendiğinde kocasının ailesinin yanına taşınma zorunluluğu hakkında yeni yasa hiçbir değişiklik getirmemiştir.
ÇHC’de evlilik törenlerinde aile büyüklerinin resimlerinin yerini Mao’nun portresi almış, daha önce damadın anne babasının önünde eğilen yeni evli çift, 1949 sonrasında Mao’nun portresinin önünde eğilir olmuştur.
1954’te kabul edilen ilk anayasada da kadınların siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olduğu maddesi yer aldı.
Çin’deki Kültür Devrimi (1965-1969) sırasında cinsel köleliğin simgelerinden biri sayılan etek giyme yasağı getirildi. Eşitliği vurgulamak için erkeklerle kadınlar tek tip giyinmek zorundaydılar.
ÇHC, kanunlarla cinsiyet eşitliği tanındığı için Tibetli kadınların statüsünü yükselttiğini savlar.
1978 yılından sonraki reform çağında, ÇKP’deki kadın yönetici sayısı, yerel ve üst düzeyde, dramatik şekilde azaldı.
Eğitim alanında sağlanan eşit imkanlar, kadınların istihdam oranlarını yükselterek, kariyer hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır.
Çin’de kadınların işgücüne katılım oranı %59 seviyelerindedir. 15 yaş ve üzeri nüfus baz alındığında, kadınların çalışma hayatındaki konumu oldukça güçlü olsa da oranlar son yıllarda hafif bir düşüş eğilimi göstermiştir.
Yararlanılan Kaynaklar
21. Yüzyılda Çin, Jeffrey N. Wasserstrom, İletişim Yayınları, 2015. Sayfa 83.
Çin 2, Yüksel Görmez, Alfa, 2018. Sayfa 49.
World Bank Gender Data Portal.
https://turkiyechinanews.com/


Leave A Reply