Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir.
Dini müzikte Papa I. Gregorius (540-604) dönemi önemlidir: Gregoryen Ezgileri, ayin sırasında söylenecek ezgilere bir düzen getirmiştir. Yalın ezgi (plain-chant) olarak adlandırılan bu ezgiler, yalnızca insan sesi içindir, tek seslidir ve monoton bir yapısı vardır.
9. yüzyılın ikinci yarısından sonra Fransa’da, bazı manastırlarda iki sesli örneklere rastlanmaya başladı. Çok seslilik gelişmeye devam etti ve 12. yüzyılda Notre Dame Okulu ile ilk önemli zirvesine ulaştı.
Günlük yaşamdan hiç eksik olmamış din dışı müzik, özellikle 11. yüzyılda canlandı.
Güney Fransa’da Troubadours denen gezgin şarkıcılar, bir süre sonra Kuzey Fransa’da Trouvers, Almanya’da Minnesänger olarak adlandırılmaya başladı. Bu şarkıcıların pek çoğu soylu sınıftandı ve Haçlı Seferleri sırasında ülkelerinden uzak kaldıkları dönemde genellikle yurt özlemini ve aşkı şarkılarında işliyorlardı.
Anjou Hanedanı’ndan “Aslan Yürekli” Kral I. Richard (1157-1199) da gezgin şarkıcılar arasında sayılmaktadır.
13. yüzyılda kıta Avrupa’sında beşli ve dörtlü aralık kullanılırken İngiltere’de üçlü ve altılı aralıklar kullanılmıştır.
Çok sesliğin ilk dönemlerinde yani Ortaçağ ve Rönesans boyunca İngiliz müziği kimi zaman öncü bir rol oynamıştır.
İngiliz besteci John Dunstable/Dunstaple (y.1390-1453), üçlü ve altılı aralıkları cesurca kullanmış, bir süre yaşadığı sanılan Avrupa’da çağdaşı bestecileri etkilemiştir. Dunstable’ın o dönemde çok tanınan motet’inin sözleri, Eski Ahit’in Ezgiler Ezgisi ya da Süleyman’ın Ezgisi olarak bilenen bölümünden alınmıştır. Bu aşk şiirleri, İsa ve Hıristiyan Kilisesi arasındaki sevginin anlatılması olarak yorumlanmaktadır.
Tudor Hanedanı’nın ikinci üyesi Kral VIII. Henry Dönemi’nde (1509–1547) İngiltere, Roma Katolik Kilisesi’nden kopunca Franko-Flaman bestecilerin etkisi artmış, önceleri Latince olan metinler yerine İngilizce dini yapıtlarda da kullanılmaya başlamıştır.

Virjinal, Hans Ruckers, 1583.
Fotoğraf : Jean-Marc Anglès
Kraliçe I. Elizabeth’in (hd. 1568–1603) 35 yıllık hükümranlığında İngiltere her konuda olduğu gibi müzikte de büyük atılım yapmıştır. Shakespeare’in (1564–1616) de yaşadığı dönem olan bu yılların önemli İngiliz bestecileri Thomas Tallis (y.1505–1585), öğrencisi William Byrd (y.1540–1623), Thomas Morley (1557–1603), Elizabeth çağın en önemli bestecisi ve ünlü lavta çalgıcısı John Dowland (1563–1626) ve Orlando Gibbons’dır (1583–1625). 16. yüzyıl boyunca İngiltere’de din dışı müzik büyük bir gelişme göstermiştir. Özellikle klavsenin ilk örneklerinden olan virjinal müziği bu ülkeye has bir özelliktir. Consort adı verilen çeşitli çalgı toplulukları için bestelenen yapıtlar, madrigal benzeri şarkılar, çalgı eşlikli şarkılar İngiltere’de din dışı müziğin en iyi örnekleridir. Çağın ünlü bestecileri daima saraylarda görevliydiler.
Yararlanılan Kaynak
Aydın Büke ders notları.


Leave A Reply