
Japon fotoğrafçı Nobuyoshi Araki’nin bir eseri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Pilevneli, Mandarin Otel, Bodrum, 2021.
Heian Sarayı, başkent Kyoto dışındaki askeri güçlerin yükselişiyle zayıflamış, isyanlar meydana gelmiştir. 1181 yılında iki ana askeri aile arasında savaş patlak verir. Bu mücadele yüzyıllar boyunca Heike’nin Öyküsü adlı eser ile tüm Japonların hayatının parçası olur; bu savaşın kahramanları birçok tiyatro eserine de konu olmuştur (1). Budist duygular, Genji’nin Öyküsü’ndeki karakterler tarafından sıkça dile getirilmiştir. Heike’nin Öyküsü’nde de Budist bir ton vardır. Eserde yenilgiler ve ölüm, zaferlerden ağır basar; öldürmek istemeyen erkekleri, sevinç getirmeyen zaferleri anlatan bir savaş hikayesidir (2). Eser, bazı uzmanlarca Rahip Kakuichi’ye atfedilir (3).
Renga yazımında (birden fazla şairin dizelerini içeren, ortaklaşa yazılan şiir) usta olan Ihara Saikaku, aynı zamanda 17. yüzyılın önemli bir kurgu yazarıdır. 1682’de Bir Aşk Adamının Hayatı’nı renga kompozisyonunu anımsatan izlenimci bir üslupla yazmıştır. Kahramanının adı, “yüzen dünya” anlamına gelen ukiyo kelimesinden türetilmiştir ve kahraman kendisinden bekleneceği gibi sadece şimdiki zamanla ilgilidir. Üslubuyla öne çıkan eser, kısa ve öz ifadelerle öyküsüne çoşku katar. Çok satılmış, korsan baskıları yapılmıştır. 1685 yılında Ihara Saikaku’nun başyapıtı sayılan Aşka Aşık Beş Kadın basılmıştır. Beş kadından dördünün macerası mutsuz bir şekilde sona erse de okur eseri acıma ve dehşet duygularıyla değil, tebessüm ile okur. Eleştirmenler bir kurgu eseri için Saikaku tarzında dediklerinde bu, nükteli yazıma, mizah ve duygusallığın bileşimine işaret eder.
Saikaku’nun kurguları genel olarak üç gruba ayrılır: Aşk ilişkilerini ele alan öyküler, samurayları anlatan öyküler ve Osaka’daki tüccar hayatını tasvir edenler. Samuraylar hakkında olanlar onun mizahından yoksun bulunur. Tüccar sınıfı hakkında olanlar ise onun siyasi ve ekonomik durumdan duyduğu hoşnutsuzluğun yansımaları olarak yorumlanır. Ününü borçlu oldukları aşk hikayeleridir (4).
18. yüzyılın ikinci yarısında edebi kompozisyonun merkezi Kyoto-Osaka bölgesinden Şogun’un başkenti Edo‘ya kaymıştır. O dönemden 1868 Meiji Restorasyonu’ndan sonra ülkenin Batı’dan gelen edebi etkilere açılmasına kadar yazılan kurgu genellikle gesaku olarak bilinir. Gesaku, sadece eğlendirici eserleri değil, aynı zamanda açıkça didaktik bir amaç taşıyan uzun romanları da içeriyordu. Gesaku yazarlarından bazıları Samuray sınıfına mensuptu. Samurayların aldığı edebi eğitim geleneksel olarak Çin klasiklerine, yalnızca Konfüçyüs’ün eserlerine değil, uzak geçmişin şiirlerine de odaklanmıştı. Kinsei döneminde (Ocak 1789-Şubat 1801- İmparator Kokaku) bazı Samuraylar konuşma dilinde Çince de öğrendi. Çin romanları ve öyküleri Japon edebiyatını etkilemeye başladı (5).
Saikaku’dan sonra yüzyılın en önemli romancısı Ueda Akinari’nin 1776 tarihli Yağmur ve Ay Masalları Çin etkili bir eserdir. Akinari, Çince özgün metinleri tercüme etmiş, uyarlamış, yeniden yazmıştır. Yeniden yazdığı, edebi açıdan özgün eserden daha etkileyici bulunmuştur (6).
19. yüzyıl ortalarında Batı’dan yeni edebiyat modelleri gelmiştir.
1878’de konuşma ve yazı dili birleşir, hemen ardından modern dildeki ilk romanlar yayınlanır.
Modern edebiyat hareketi Rus – Japon savaşından sonra daha da gelişmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaş ve çağdaş meseleler yeni nesil yazarların konusu olmuştur.
Yalın ve şiddet içeren metinler ile cinsellik ve ölüm arasındaki ilişkiye ağırlık veren metinler Japon edebiyatının belirgin özelliklerinden biridir.
Şiddetin estetikleşmesi çağdaş Japon edebiyatının karakteristik ögelerinden biri sayılır.
Japonlar romanlarında can sıkıntısı anlatmayı Ruslar gibi çok severler. Can sıkıntısının belli bir sebebi olmaz.
Zen edebiyatı, gülünç kısa hikayelerle doludur (7).
Yararlanılan Kaynak
(1) Japon Edebiyatının Zevki, Donald Keene, Vakıfbank Yayınları, 2023. Sayfa 93.
(2) A.g.e., sayfa 94.
(3) A.g.e., sayfa 95.
(4) A.g.e., sayfa 98.
(5) A.g.e., sayfa 99, 100.
(6) A.g.e., sayfa 100.
(7) Ayın Öteki Yüzü, Claude Lévi-Strauss, Everest Yayınları, 2018. Sayfa 81.


Leave A Reply