
Japon yazar Yoko Ogawa (1962-), evli, bir oğlu var ve Japonya’da yaşıyor. Yirmiden fazla eseri var. Daha önce Profesör ve Hizmetçi adlı romanı ülkemizde yayınlanmış ama ben onu Hafıza Polisi ile tanıdım.
Hafıza Polisi 1994 yılında Japonya’da yayınlanmış, 2019’da İngilizceye çevrilmiş. Önce Japonya’da pek çok ödül toplamış, sonra 2019’da Amerika’da Ulusal Kitap Ödülü ve 2020 World Fantasy Awards adayları arasına girmiş ve İngiltere’de 2020 yılında Uluslararası Booker Ödülü kısa listesinde yer alarak dünya çapında ünlenmiş.
Olayların geçtiği yer ve zaman belirtilmiyor. Hayali bir adadayız. Ne ada, ne de sakinleri isimlendirilmiş. Burası bir polis devleti. Hafızasız bir toplum yaratılmak isteniyor. Bazı şeyler birdenbire yok oluyor ve onları çağrıştıran şeylerden ve onların anılarından da kurtulmak gerekiyor. Kaybolan şeylere dair anılarını yitirmeyenleri, onları unutmayanları, durumdan şikayet edenleri polis gelip alıyor. Çoğu, geri dönmüyor. Yok oluşları tamamlamak Hafıza Polisi’nin birincil görevi. Bu kişileri polisten saklamak için sığınaklar kuran kişiler ve yeraltı örgütleri de oluşmuş. Ancak şikayet olmayınca/olamayınca kayıplar da devam ediyor. Polislerin, gen çözümlemesi yaparak yok oluştan kimin etkilenip etkilenmediğini anlayabildikleri söylentisi yayılmış. Adada, varlığını sürdüren şeyler tehlike içeriyor; bu yüzden iktidar adedi kısmaya yöneliyor. Kaybolan şeylerin örnekleri yakılıyor, ya da bir şekilde yok ediliyor. Halk sürekli tedirgin. İşbirliği yapmayan kurban oluyor.
Kurdele, zil, zümrüt, pul, parfüm, kuşlar, şapkalar, fotoğraflar, meyveler, takvimler, romanlar sırasıyla yok oluyor, karanlıkta dışarıda dolaşmak yasaklanıyor, yemek bulmak zorlaşıyor, önce sol bacaklar, sonra sağ kollar yok oluyor. Kayıplar, her zaman gece vakti oluyor. Ada insanları zaman içinde yeni duruma çok çabuk alışmaya başlıyorlar. Kar, hiç erimiyor. Sonunda ada halkı fiziksel mevcudiyeti olan her şeyi kaybediyor, geriye yalnızca sesleri kalıyor. Sesler de yavaşça kayboluyor.
Kahramanımız bir kadın yazar. Gizlice yazdığı romandaki kahramanı sesini kaybetmiş, yazı okuluna giden, daktilo öğrenen bir kadın. O da hocasının tutsağı oluyor. Bu tutsaklık, zamanla gönüllü hale dönüşüyor. Bu yazar eliyle romana üst kurmaca unsurlar dahil edilmiş.
Sabit Fikir’de kadim Japon kültürünün izlerinin kayboluşu ile paralellik kurulmuş; romanın Japonya’nın kolektif belleğindeki boşluklar ve kayıplara bir ağıt olduğu yorumu yapılmış.
Distopya edebiyatının ana eserlerinden izler taşıyan ama kendi sesini duyurmayı da başaran, akıcı bir roman.
Fotoğraf: emergency-services.news
Yararlanılan Kaynaklar
Hafıza Polisi, Yoko Ogawa, Kafka Kitap, 2021.
Belleğin Laneti: Unutmak ve Kayboluş, Murat k. Murat, Sabit Fikir, Eylül 2021.


Leave A Reply