Edebiyat

Küçük Ulusların Küçük Edebiyatı

 

  • Milan Kundera kendi ülkesini de aralarına kattığı, Birinci Dünya’nın dışında kalan ulusların ürettiği edebiyatı “küçük edebiyat” olarak adlandırır. Ona göre “küçük ulus” kavramı, bir durumu, bir yazgıyı belirtir. Bu uluslar, varlıklarının sürekli olarak tehdit edildiğini ya da tehlikeye düştüğünü görürler.
  • Nietzsche Alman karakterini şiddetle eleştirdiği zaman, Stendhal İtalya’yı vatanı ilan ettiği zaman, hiçbir Alman, hiçbir Fransız bundan alınmaz; oysa bir Yunan ya da bir Çek aynı şeyi söylemeye kalksa hain ilan edilirdi, diyor Kundera Saptırılmış Vasiyetler’de.
  • Polonya ile İspanya arasında nüfus bakımından pek fark olmamasına rağmen İspanya varoluşu boyunca kendini asla tehdit altında hissetmemiş eski bir güçtür. Polonya ise varoluşunun her anında tehdit altında olmuştur. Küçük ulusları karakterize eden temel özellik, tarih boyunca onları aşan, onları kale almayan, hatta onları fark etmeyen küstah güçlere karşı savunma halinde olmalarıdır. Bu durum, kaçınılmaz olarak iktidarsızlık hissini de beraberinde getirir, diye yazıyor Kundera.
  • Bu yüzden “küçük” edebiyatların yapısal özelliklerinden biri ulusal ya da milliyetçi olmalarıdır. Yazarları, ulusal ya da popüler temaya bir anlamda mecburdurlar. Küçük edebiyat çoğu zaman askerlik, bayrak, savaş anıları, geçmiş kahramanlık günleri, kanlı savaş anıları gibi temalarla doludur.
  • Fredric Jameson da Üçüncü Dünya Edebiyatı’nda, bireysel bir deneyimi anlatma çabası taşıyan her öykünün sonuçta kolektif bir deneyimi içermek zorunda olduğunu öne sürer.
  • “Küçük edebiyat” yazarları ya dünya edebiyatının baskın bir diline tercüme edilerek edebiyatta bir varlık kazanmak ya da görünmezliğe mahkum olmak durumundadırlar, iddiası öne sürülüyor.

 

Yararlanılan Kaynak

Tercüme Edilen Dünyaların Edebiyatı, Ramazan Kaya, Kırık Saat, Şubat-Mart-Nisan 2020.

Saptırılmış Vasiyetler, Milan Kundera, Can Yayınları, 1994.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

5 saat ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

1 gün ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

2 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

3 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

5 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

6 gün ago