Categories: Yemek Kültürü

Öğünün Anlamı ve Yeme Eylemi

  • En önemli öğün köylüler için öğle yemeği, burjuvalar içinse genellikle akşam yemeğidir.
  • Köylü sofrasında yemek hep aynı tabaktan yenebilir, yenen yemek değiştikçe tabak ekmekle sıyrılır. Burjuva sofrasında her şey el değmemiş gibi ve ayrı durur. Her yemeğin özel tabağı ve çatal bıçağı vardır. Tabaklar yemeğin bitimiyle temizlenmez, çünkü yemek yemek ve tabakları temizlemek ayrı ayrı yapılan işlerdir.
  • Köylünün yemeği bildiği bir şey olmalıdır. Köylüler yemeklerini yemeğin hazırlanıp pişirildiği mekanda yerler. Burjuvalar için yemek özel bir odada, evin yemek odasında ya da bir lokantada sunulur. Bu yerin başka hiçbir işlevi yoktur.
  • Köylüler için yemek dinlenme demektir. Yemek yerken geçirilen, çalışma saatlerinden alınan zamandır. Burjuvalar için yemek olayı dinlendirici olmaktan çok uyarıcıdır. Yemek zamanı çoğu zaman bir aile dramına yol açar. Tipik olarak dramın geçtiği yer yemek odasıdır. Burjuva için misafir davet etme eğlenme anlamına da gelir. Ancak eğlenme, karşıtı olan can sıkıntısını da içerir. Can sıkıntısı, yemek odasında her zaman varlığını hissettirir.
  • Köylülerin ne yedikleri ve nasıl yedikleri ömürleri boyu bir süreklilik gösterir. Köylünün beslenme düzeni yerel ve mevsimseldir. Yiyecekler ve pişirme şekilleri, beslenme düzeni hayatı boyunca belli zamanlarda değişir.

  • Burjuva, gereğinden fazla yiyendir. Özellikle et yemeklerini. Yiyeceğin çeşitliliği, niceliği ve israfı zenginliğin doğallığını kanıtlar. Burjuvalar için yemek yemek gösterişli bir toplumsal üstünlük iddiası taşır.
  • Bir köylünün her gün düzenli yediği yemekle şenliklerde ve şölenlerde yediği yemek arasındaki fark çok açıktır, burjuvalar içinse bu fark çoğu zaman o kadar belirgin değildir.
  • Köylünün yemek yiyişinin temelinde doğrudan doğruya yemek yeme eylemi ve yenen yemek olduğunu görürüz: Merkezcil ve fiziksel bir eylemdir bu. Burjuvanın yemek yiyişinin temelinde ise fantezi, törensellik ve gösteriş vardır. Birinci örnek doyumla sonuçlanır; ikinci örnek ise özünde doyumsuzluk olan bir iştahın doğmasına yol açar.

 

 

Yararlanılan Kaynak

Yiyenler ve Yenenler, John Berger, 1976.

(Hayvanlara Niçin Bakarız?, Deli Dolu Yayınları, 2017’nin içinden)

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

The Capuchins in Rome 3

The Order of the Capuchin Friars, which is one of the three mendicant religious orders…

2 gün ago

The Capuchins in Rome 2

The Capuchins were first established in Rome for a few months in 1529 at Santa…

3 gün ago

The Capuchins in Rome 1

The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…

4 gün ago

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi 2

Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…

5 gün ago

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

6 gün ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

7 gün ago