Kölelik, sürekli olarak kendisini yeniden oluşturan bir fenomendir, diye yazmış Wole Soyinka. (1)
Günümüzde de o eski emperyal devletler önceden sömürge olarak hükmettikleri ülkeler üstündeki egemenliklerini büyük oranda koruyorlar. İdeolojik olarak sömürgeleştirilmek diye bir şey var.

“Eski” Alman sömürgesi Namibya’da, Swakopmund şehrinde İmparator II. Wilhelm’in adını taşıyan bir sayfiye evi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2024.
Zihinleri sömürgecilikten arındırmak,
Avrupa’nın kurduğu ideolojik denetimi tamamen ortadan kaldırmak zor. Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya yenilince sömürgelerini kaybetmiş. Yani bu toprakların Alman hakimiyetinden kurtulması 1918 yılında gerçekleşmiş!

Yine Swakopmund’da, bu defa bir sağlık kurumuna Şansölye Otto von Bismarck’ın adı verilmiş.
Güneybatı Afrika, Doğu Afrika, Kamerun, kısmen Yeni Gine üzerinde sömürge hakimiyeti kurmuş bir kişi söz konusu. Papua Yeni Gine’nin bir parçasına Bismarck Takım Adası adı verilmiş (2).
Avrupalı sömürgeciler, Berlin Konferansı’nda Bismarck önderliğinde Afrika’yı aralarında pay ediyorlar (3).
Fotoğraf: Nur Emiroğlu, 2024.
Benliğinizdeki sömürgeciliği tasfiye edemezseniz böyle oluyor!
Eğitimi, tarihi, mekanı, zihni, kütüphaneyi, hayatı, gardrobu, diyeti ve hemen her şeyi sömürgecilikten arındırmayı; yaşam düzleminde devam eden sömürgeciliğin tasfiyesini hedefleyen dekolonyal düşünceye katılıyorum.
#decolonizethisplace, #decolonizeyourmind, #decolonizeyourlife, #decolonizemyself vs. vs.
Yararlanılan Kaynaklar
- Afrika’ya Dair, Wole Soyinka, Hece Yayınları, 2018. Sayfa 68.
- Imperium Bir Küçük İmparatorluk, Christian Kracht, Ayrıntı Yayınları, 2013. Sayfa 106.
- Abanoz, Ryszard Kapuscinski, Habitus Yayıncılık, 2016. Sayfa 53.
- Postkolonyalizm, Robert J. C. Young, İletişim Yayınları, 2024.


Leave A Reply