1862 yılında Bağımsız Müzik Okulu kurulduğunda Kuçkist Besteciler (Rus Beşleri) çok gençti: Balakirev 25, Cui 27, Musorgski 23, Borodin 28, Rimski-Korsakov 18 yaşındaydı. Kendi kendileri yetiştirmiş amatörlerdi: Borodin kimyager, Rimski-Korsakov deniz subayı, Musorgski önce Muhafız Alayı’ndaydı sonra içki alışkanlığı yüzünden devlet memuru idi. Çaykovski gibi konservatuvar bestecilerinin elit statülerine ve sarayla bağlantılarına karşın Kuçkistler genel olarak taşranın önemsiz kibar sınıfından gelmeydiler. Geliştirdikleri müzikal dil, onları konservatuvarın adetlerinden ayırıyordu.
Rus müziğinin sesi, Batı’nın tona uygun yapısından çok farklıdır. Melodi, birkaç ahenksiz sesle bölünür. Rus müziğinde ham bir titreşim kalitesi olur.

Moskova, Kremlin’de bulunan dünyanın en büyük/en ağır çanı olduğu söylenen Çar Çanı, hiç çalınmamış. Yüksekliği 6,14 m, çağı 6,6 m, ağırlığı 202 ton olan bronz çanın yapımına 1733 yılında başlanmış ve yapımı iki yıl sürmüş. İmparatoriçe Anna İvanovna tarafından ısmarlanmıştır. Yapımı tamamlandıktan sonra çıkan bir yangında çatlamıştır. Tasarımcısı İvan Motorin, çanın üzerine kabartma melekler, bitkiler, İmparatoriçe Anna ve Çar I. Aleksey’in neredeyse gerçek boyutlu resimlerini tasarlamıştır.
Fotoğraf: Vedat Özsan
Balakirev 1860’larda Volga bölgesinin halk şarkılarını inceleyerek Rus müziğinin ruhunu üretti, denir. Rus hayatını taklit eden seslerle dolu olan Kuçkistlerin müziği iki unsura dayanıyordu: İlki köy şarkıları, Kazak ve Kafkas dansları, kilise ilahileri ve çan sesleriydi. Rus kilise çanlarının diğer çanların seslerine benzemeyen özel bir müzikalitesi olduğu söylenir. Rus çan çalma tekniğinde çanı çalan, farklı çanlara doğrudan çekiçle vurur ya da çan dillerine bağlı kısa kordonları kullanır. Böylece çeşitli melodilerin birbirine uyduğu bir biçim ortaya çıkar. Batı’da, uzun kordonlar yerden sallanarak çan çalınır.
İkinci unsur ise bir icattı: Kuçkistler, belirli bir Rus tarzı ve rengi yaratmak için, Rus halk ya da kilise müziğinde kullanılmayan, bir dizi armonik yöntem icat etmişlerdi. Daha sonra neredeyse bütün büyük besteciler tarafından da kullanılmış, korku, büyü ve tehdidin ana motifi haline gelmişlerdir. Besteler, resmi simetri kurallarına göre değil, müziğin içeriği tarafından şekilleniyordu.
Musorgski, Kuçkist bestecilerin en orijinaliydi. Avrupa beste kuralları konusunda çok az eğitim almıştı, Avrupa ekolünü bilinçli olarak reddediyordu ve Rus folklor geleneklerini diğer ulusalcılardan daha iyi biliyordu. Yeni bir Rus müzik dili yarattığı Resimler’in içerisinde, Batılı müzikal gramer geleneklerinin izi çok azdır.
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 177-183, 187.


Leave A Reply