- MÖ 168 yılında Yehuda Makabi, Yahudiliği bastırmak isteyen Kral IV. Antiochus’a karşı ayaklanma başlattığında, çatışmalarda ölen Yahudilere, Tanrı’nın tahtına anında erişim sözü verilerek şehitlik kavramı başlatılmış oldu.
- Kilise yetkilileri insanları şehitliğe teşvik etmiyordu ama bir bakireyi cennette bekleyen ödüller sıradan bir Hristiyan’ınkine göre 60 kat fazlaydı, şehit olan birini ise 100 kat daha fazla ödül bekliyordu. Dolayısıyla şehitlik, birçok Hıristiyan tarafından özenilen bir mertebe olmuştu.
- Erken dönem Hıristiyanları, İsa’nın çok geçmeden geri gelmesini beklediklerinden bu dünyayı hakir görme eğilimindeydiler; İsa’nın adına kendini feda etmenin, çağrıların en yücesi olduğuna inanıyorlardı. Dolayısıyla Romalıların onlara zulmetmesi, inançları için ölmek suretiyle Hıristiyan davasını ileri taşıma şansı sunuyordu onlara; ölüm ne kadar kanlı olursa o kadar iyiydi. Şehitlik, Kilise’yi bir arada tutan bir unsur haline geldi. Şehitler kahraman oldular, yaptıkları şeyler yüceltildi.
- “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Aksine onlar diridirler. Ama siz farkında olmazsınız.” 2/154.
- “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma. Onlar diridirler. Rableri indinde rızıklanmaktadırlar.” 3/169.
- “Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlarla, şehitler ve iyi kimselerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!” 4/69.
- Hz. Muhammed’den: “Alimin mürekkebi şehidin kanı ile tartılır, alimin mürekkebi ağır gelir.”
Hıristiyan, Hz. Muhammed, Kilise, Kral IV. Antiochus, şehitlik, Şehitlik Makamı, Şehitlik Makamı Hakkında, Yahudilik, Yehuda Makabi



Leave A Reply