
Ayasofya’da 11. yüzyıla tarihlenen mozaik panoda ortada taht üzerinde Hz. İsa ile solda İmparator IX. Konstantinos Monomakhos, sağda İmparatoriçe Zoe betimlenmiştir. Tablo, imparator ve eşinin Ayasofya’ya yaptığı bağışı göstermektedir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2019.
Mozaik adı verilen yüzey bezemesi çok eski dönemlerden itibaren taş ve deniz kabukları başta olmak üzere çok çeşitli malzemeden yapılmıştır. Bilinen en erken tarihli mozaik, MÖ 8. yüzyıldan kalmadır ve çakıl taşlarından yapılmıştır. Malzemenin sınırlılığı, renk çeşidini de sınırlı kılmıştır. MÖ 4. yüzyılda çakıl taşlarını boyayarak renk çeşitlendirmesine gidilmiştir.
Mozaikte cam Helenistik Dönemde (MÖ 323-33) kullanılmaya başladı. Ancak Romalılar, tessera (tesserae) adı verilen küçük renkli kare camlardan yüzlercesini kullanarak, döşeme ya da duvarlara resim yapma tekniğini geliştirmişlerdi.
Mozaik yapımı, Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemlerinde iyice yaygınlaşıp gelişti (1). Mozaikte cam kullanımı, ara renk kullanmaya imkan tanıdığı için ışık-gölge karşıtlıklarını aktarma imkanını da beraberinde getirdiği gibi, ışığı yansıtma özelliği nedeniyle, resimde elde edilemeyen bir parlaklığa da sahip olmuştur. Erken Hıristiyanlık Döneminde (4.-7. yüzyıllar arası) camın üstüne metal varak kaplanarak altın ve gümüş tessera yapılması keşfedildi. Bu ayna cam, ışığı çok daha yoğun yansıttığı için Bizans’ta çok sevildi ve Bizans mozaiklerinin en tipik özelliklerinden biri oldu. Bizans mozaiklerinin etkisi Ortaçağ’da bütün Avrupa’ya yayıldı. Rönesans’ta ise mozaik yaygınlığını yitirdi.
Yararlanılan Kaynaklar
- Binalar Nasıl Okunur?, Carol Davidson Cragoe, YEM Yayın, 2011. Sayfa 63.
- AnaBritannica mozaik ve mozaik cam maddeleri.


Leave A Reply