Yapılan araştırmalarda kadınların anne olduklarında beyinlerinin çeşitli bölgelerindeki gri maddede hacim kaybettiği görülmüş. Ergen beyni de geliştikçe gri maddesini azaltır. Bu değişiklikler, beyni daha verimli çalışacak şekilde ayarlayabilir. Beyin hacmi kaybeden kadınların bebeklerine daha güçlü bağlılık gösterdiği tespit edilmiş. Bu da küçülmenin bağlanmayı desteklediğini ortaya çıkarmış.
Erkekler de yeni baba olduklarında, kadınlarda değişen bölgelerin bazılarında gri madde hacminde azalma oluyormuş. Babalarda hacim azalması annelere göre daha az belirginmiş. Bebekleri ile ilgilenmek için daha fazla zaman harcayan babaların gri maddelerinde daha büyük azalmalar görülmüş. Daha fazla gri madde hacmi kaybeden babaların, bebeklerinden daha fazla keyif aldıkları ve daha düşük ebeveynlik stresi hissettikleri tespit edilmiş. Ancak daha fazla gri madde hacmi kaybeden babaların doğumdan sonraki ilk yıl içinde daha kötü uyku ve daha fazla depresyon ve anksiyete belirtilerini sahip olduğu bulunmuş. Bebek bakımının, tıpkı annelerde olduğu gibi ilgili babalara da zarar verebileceği görülmüş. Yeni babalığa geçiş dönemlerinde düşebilen testosteron da doğum sonrası depresyon için risk oluşturabiliyormuş. Ama en yeni veriler uzun vadede ebeveynliğin beyin sağlığını destekleyebileceğini göstermektedir.
Baba Olmak Erkek Beynini Nasıl Değiştiriyor? Oksijen, 21-27 Haziran 2024.

“The naked metamorphosis (Achilles and the tortoise), Jan Fabre, 2021.
Fotoğraf: https://galerie-mam.com
Gazetede okuduğuma göre, hayvanlar aleminde vücuda giren küçük plastik parçacıklar davranışları değiştiriyor ve bilişsel yetenekleri bozuyormuş. Bu parçacıklara maruz kalan fareler daha unutkan ve daha az sosyal hale geliyor; arılar öğrenmekte zorluk çekiyor; zebra balıkları daha endişeli davranıyormuş.
İnsanlar yılda yaklaşık 52.000 mikroplastik parçacık tüketiyormuş. Soluduklarımızı da dahil edersek bu rakam 121 bine çıkıyormuş. Dahası son araştırmalar bunların bir kısmının toksinlerin kan damarlarından beyin dokularına geçmesini engellemek için tasarlanmış bariyeri aşabildiğini gösteriyormuş. Bunun zihnimizi tam olarak nasıl etkileyebileceği ise belirsizmiş. Çünkü insanları fareler üzerinde yapılan türden deneylere tabi tutamıyorlarmış.


Leave A Reply