
Turfan’da Astana Mezarlığı’ndan çıkarılmış, Tang Hanedanı (618-907) dönemine ait kadın dansçı figürini (üç boyutlu küçük heykel).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Urumçi Tarih Müzesi, 2025.
Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak tanımlarlar.
Çin yaradılış söylencesinde insanı balçıktan bir tanrıça yaratır. Taoizm’de iki güç, dişi Yin ile erkek Yang, dünyayı dengede tutar. Ancak Yin, olumsuz güçlerle ilişkilendirildiği için geleneksel Çin’de kadının konumunun çok üst seviyede olduğunu söyleyemeyiz (1).
Çinlilerde cinsellik, utanma ve günah fikri ile yüklü değildir (2). Ama Çin geleneklerinde erkeğin kadına dokunmaması alışkanlığı vardır (3).
Utangaçlık, bütün kadınca niteliklerin özü sayılırdı. Eski çağlarda Çin kadın ideali, üç konuda itaat, dört konuda da erdem olarak özetlenebilir. Üç itaat, babası, kocası ve çocuklarıyla ilgilidir. Bir kadın evli değilse babası için, evliyse kocası için, dul ise çocukları için yaşamalıdır. Çinli kadın kendisi için veya toplum için yaşamazdı. Dünyaya yararlı olmak gibi bir amacı yoktu. Eski Çin’de kadının temel hedefi iyi bir kız, iyi bir eş, iyi bir anne olmaktı. Batı Han Hanedanı’nın büyük tarihçisi Pan Ku’nun (MS 32-92) kız kardeşi Ts’ao Hanım tarafından yazılan Kadınlar İçin Dersler adlı kitaba göre Dört Erdem kadınca kişilik, kadınca konuşma, kadınca görünüş ve kadınca çalışmadır.
Kadınca kişilik, alçakgönüllülük, neşelilik, iffet, bağlılık, düzenlilik, kusursuz davranış ve mükemmel tutumdur.
Kadınca konuşma, sözcükleri incelikle seçmek yani kabalık ve şiddet içermeyen bir dil kullanmak; ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmektir.
Kadınca görünüş, vücudun temizliği, giysi ve giyinişte kusursuzluk demektir.
Kadınca çalışma, dokuma odasını düzenli olarak çekip çevirmek, zamanını asla dalga geçerek harcamamak; mutfakta, özellikle de misafir gelince, temiz ve sağlıklı yemekler hazırlamak için çalışmaktır
Çin yazısında evli kadını belirten harf iki kökten oluşur: biri kadın, diğeri süpürge anlamına gelir. Klasik Çincede evli kadın Kilerin Bekçisi, Mutfağın Hanımefendisidir.
Eski Çin yasasına göre bir adamın sadece bir karısı olabilir ama istediği kadar hizmetçi veya metres alabilir. Çinli kadının özgeciliği kocanın eve, onu incitmeden kuma getirmesine izin verir. Özgecilik, kadının mutlak surette bencil olmamasını gerektirir. Evlilikler aileler tarafından ayarlanır, çiftlerin aile kararına saygı göstermeleri beklenirdi (4).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Mizojini, Jack Holland, İmge Kitabevi, 2016. Sayfa 186, 188.
(2) A.g.e., sayfa 189.
(3) Kedi Gezegeni, Lao She, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2023. Sayfa 25.
(4) Çin Halkının Zihniyeti, Ku Hung-Ming, Doğu Batı Yayınları, 2013. Sayfa 91-96.


Leave A Reply