Categories: Geziler

Kosova 4

  • Bizans’a yardım etmek 1352’de Osmanlılara Gelibolu’daki Çimpe Kalesi’ni kazandırmıştır. Burası Osmanlı’nın Rumeli’deki ilk toprağıdır. Bu stratejik kale ile Bizans’ın Batı ile olan kara bağlantısı kesilmiş, Rumeli fetihleri için bir üs kazanılmıştır. Osmanlılar, 1354 yılında Avrupa’ya ayak basmış, kıtadaki genişlemeleri 1683 yılında ikinci kez Viyana önlerinde başarısız olunca bitmiştir.
  • Balkanlar 489 yıl Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında yaşadı. Bu yüzyıllar boyunca, bölgedeki grupların dini ve kültürel geleneklerine karışmayan Osmanlı sayesinde/yüzünden dini ve etnik kimlikler gücünü korudu.
  • Osmanlılar geldiğinde Kosova’nın batısında nüfusun çoğunu Arnavutça konuşan Katolikler, Malisörler ve Mirditalar oluşturuyordu. Osmanlı fethinden sonra, Arnavutluk’un kuzeyinden Kosova’ya bir Arnavut göçü yaşandı. Osmanlı fethinden önce de burada Türk grupların olduğu söyleniyor ama fetih sonrasında Osmanlı, Anadolu’dan getirdiği bir grup Türk’ü burada iskan etmişti. Buradaki Sırpların bir kısmı ise 1690’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun topraklarına göçmüştü. O tarihlerde Arnavutların çoğu İslamiyet’i kabul etmişti. Kosova’ya son Türk iskanı 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra yaşandı. Bulgaristan’dan sürülen bir milyon Türk’ün 140 bini Kosova ve Manastır vilayetlerine yerleştirilmişti. Kosova’da kent kültüründe Türk etkisi bugün bile barizdir. Özellikle Prizren’de yakın zamana kadar Türkçe konuşuluyormuş.
  • Murat’ın yerine geçen oğlu Yıldırım Bayezid (1389-1402) döneminde Lazar Hrebelyanoviç’ in oğulları Osmanlı vasalları oldular. Vasal, hizmetleri karşılığında kendisine toprak ve köylü tahsis edilen bölge yöneticisidir. Vasallar, bağlılık teminatı olarak çocuklarını Osmanlı sarayına rehin verirlerdi.
  • Fetret Devri ’nde (1402-1413) Sırp prensleri ile Osmanlı şehzadeleri arasında, zamana ve duruma göre değişen ittifaklar kuruldu. Örneğin Sırp prensleri Çelebi Mehmet’in yanında Musa’ya karşı savaşmışlardı.
  • Sultan II. Murat 1447’de Arnavut İskender Bey’in isyanını bastırmak için sefer düzenledi. İskender Bey, Osmanlı yetiştirmesi bir Osmanlı düşmanıydı ve Osmanlı’ya kök söktürmüştü. Günümüzde Arnavutların ulusal kahramanı sayılır ve heykeli Arnavutluk’ta, Parlamento Meydanı’ ndadır.
  • Macar ordusu da Sırbistan’ı geçerek Kosova’ya ulaşınca Murat 1448’de Kosova Ovası’nda üç gün süren savaşın sonunda bu defa da Macarları dağıtmıştı.
  • Kosova Savaşı ile 1455’te Fatih Sultan Mehmet Prizren’i fethetti, Rumeli Eyaleti’ne bağlı Prizren Sancağı kuruldu. Priştine ve Kosova nahiye idi. Böylece Osmanlı’nın bölgedeki varlığı kesinleşti. Osmanlı sultanlarının Kosova’yı Fatih’in emaneti olarak gördükleri söylenir.

Arnavutluk sınırına yakın Peç şehri, bizde Osmanlı döneminden bu yana İpek ismiyle anılıyor. 1219 yılında Sırp Ortodoks Kilisesi ve Patrikhanesi’ nin kurulduğu yer olması bakımından burasının Sırp tarihinde özel bir yeri var.
Fatih döneminde 1459’da Sırp Despotluğu’ nun ortadan kaldırılmasından sonra, Peç Patrikliği, Ohrid Başpiskoposluğu’ na geçti. Kuzey Sırbistan’da Sırp Kilisesi bir müddet daha varlığını sürdürdü. Osmanlılar kilise ve manastırların tasarrufundaki emlakın varlığına müsaade ettiler. Kuzey Sırbistan’daki dini hakimiyet de Ohrid’e geçti. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın çabalarıyla Peç Patrikhanesi 1557’de yeniden kuruldu. İlk patrik, Sokullu’nun kardeşi Makariya oldu. Sokolloviç’ler bu makamı 1587’ye kadar ellerinde tuttular.
Patrikhane’ nin üç kubbeli tek çatı ve ortak narteksli üç kilise ve bunlara bitişik dördüncü bir kilisenin oluşturduğu yapılar topluluğuna doğudan bakış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.

Patrikhane’ nin kiliseler topluluğunun güney cephesi.
Patrikliğin yetki alanı güneyde Makedonya’nın kuzeyini, doğuda Bulgaristan’ın bir bölümünü ve Sırbistan, Karadağ, Voyvodina, Bosna ile Hırvatistan’daki Sırp nüfusun meskun olduğu bölgeleri kapsıyordu. Patriklik, Sırplar arasında en geniş toprak tasarrufuna malik organizasyondu, gelir getiren mülkleri vardı. Ayrıca, her evden yıllık 12 akçe, her keşişten bir duka alıyordu. Ayrıca patriklik için bağış toplanıyordu. Peç Patrikliği İstanbul’a kesim (kira) denen yıllık bir vergi ödüyordu. Sultanın bir beratla tanıdığı patrik, bunun karşılığında pişkeş ödüyordu (peşkeş çekmek). Taht değişikliğinde berat yenileniyordu. Pişkeş miktarı sabit değildi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çağdaş Dönemde Sergileme 6

1980’lerde ve 1990’larda Londra, New York gibi, Çağdaş Sanat piyasasında önemli bir oyuncu haline gelmiştir. Kentin ve borsanın belirleyiciliğinin dışında,…

2 gün ago

Çağdaş Dönemde Sergileme 5

Son yıllarda kültür endüstrilerinden söz ediliyor. Kültür endüstrilerinin dinamiğini girişimci-sanatçılar oluşturuyor ve bu endüstriyi oluşturan işletmeler bilgi ekonomisinin üretim birimleridir.…

2 gün ago

Çağdaş Dönemde Sergileme 4

Küreselleşme ile birlikte müzeler, bienaller, festivaller, fuarlar metropoller arası rekabetin en önemli mecrası haline geldi. Galeri ve müzeler artık kentsel…

6 gün ago

Çağdaş Dönemde Sergileme 3

Google müzelere internet üzerinden erişim imkanı sağladı. İnsanlar bundan böyle diledikleri müzeye evlerinde girebilecek, diledikleri yapıtı, çeşitli boyutlarda, kesit ve…

6 gün ago

Çağdaş Dönemde Sergileme 2

Günümüzde dönemin ruhuna uygun olarak müze binaları için starchitet’ler, yıldız mimarlar, tercih ediliyor. Galerilerin ve müzelerin bu kadar dikkat ve…

1 hafta ago

Çağdaş Dönemde Sergileme 1

Ortaçağ’da Kıta Avrupası ülkelerinde aristokratlar ve eğitimli insanların heykeller, tablolar, tabiat bilimi numuneleri ve ender eserleri bulundurdukları nadire kabinesi denen…

1 hafta ago