Arnavutluk sınırına yakın Peç şehri, bizde Osmanlı döneminden bu yana İpek ismiyle anılıyor. 1219 yılında Sırp Ortodoks Kilisesi ve Patrikhanesi’ nin kurulduğu yer olması bakımından burasının Sırp tarihinde özel bir yeri var.
Fatih döneminde 1459’da Sırp Despotluğu’ nun ortadan kaldırılmasından sonra, Peç Patrikliği, Ohrid Başpiskoposluğu’ na geçti. Kuzey Sırbistan’da Sırp Kilisesi bir müddet daha varlığını sürdürdü. Osmanlılar kilise ve manastırların tasarrufundaki emlakın varlığına müsaade ettiler. Kuzey Sırbistan’daki dini hakimiyet de Ohrid’e geçti. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın çabalarıyla Peç Patrikhanesi 1557’de yeniden kuruldu. İlk patrik, Sokullu’nun kardeşi Makariya oldu. Sokolloviç’ler bu makamı 1587’ye kadar ellerinde tuttular.
Patrikhane’ nin üç kubbeli tek çatı ve ortak narteksli üç kilise ve bunlara bitişik dördüncü bir kilisenin oluşturduğu yapılar topluluğuna doğudan bakış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.
Patrikhane’ nin kiliseler topluluğunun güney cephesi.
Patrikliğin yetki alanı güneyde Makedonya’nın kuzeyini, doğuda Bulgaristan’ın bir bölümünü ve Sırbistan, Karadağ, Voyvodina, Bosna ile Hırvatistan’daki Sırp nüfusun meskun olduğu bölgeleri kapsıyordu. Patriklik, Sırplar arasında en geniş toprak tasarrufuna malik organizasyondu, gelir getiren mülkleri vardı. Ayrıca, her evden yıllık 12 akçe, her keşişten bir duka alıyordu. Ayrıca patriklik için bağış toplanıyordu. Peç Patrikliği İstanbul’a kesim (kira) denen yıllık bir vergi ödüyordu. Sultanın bir beratla tanıdığı patrik, bunun karşılığında pişkeş ödüyordu (peşkeş çekmek). Taht değişikliğinde berat yenileniyordu. Pişkeş miktarı sabit değildi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…