19. yüzyıl Rus milliyetçiliği için 1812 başlangıç tarihi olarak kabul edilebilir. 1812 Savaşı, Rusya’nın aristokrasi kültüründe çok önemli bir dönüm noktasıdır. Fransız İmparatorluğu’ndan kurtuluşun savaşı aynı zamanda yabancı/ithal adetlerden kurtulup Rus prensipleriyle yeni bir hayata başlama isteği yaratmıştır.
Fransızca kullanımına tepki başlamıştır. Dilbilimsel milliyetçilik, daha önce 1800’lerin başında ulusal dil olarak kilise Slavcası taraftarı olanlarla başlamıştı (Slavcılar).
Dillerini okumayı Rusça metin olmaması nedeniyle kutsal metinlerden, kilise memurlarından ya da yöre rahiplerinden öğreniyorlardı. Kızların tüccar veya serflerle iş yapmayacakları için ana dillerinde okuyup yazmayı öğrenmelerine gerek yoktu. Ama taşrada erkekler kadar kadınlar arasında da Rusça öğrenme eğilimi artıyordu. Rus okur sayısındaki bu büyüme olmasaydı 19. yüzyılın edebi Rönesansı gerçekleşemezdi. Daha önceleri Rusya’nın eğitimli sınıfları çoğunlukla yabancı edebiyatı okuyorlardı.
18. yüzyılda düşünce ve duygu alanı Fransızca, günlük yaşam alanı ise Rusça ifade ediliyordu. Edebiyat için bir dil (Fransızca veya Fransızcalaştırılmış ‘salon’ Rusçası) ve günlük yaşam için başka bir dil (tüccar ve ruhban sınıfının da kullandığı köylülerin sade dili) vardı. Bir soylu Çar’a yazarken Rusça yazmalıydı, Fransızca yazarsa saygısız görünürdü; ama Çar ile konuşurken daima Fransızca konuşmalıydı, tıpkı diğer soylularla konuştuğu gibi. Bir kadının bütün resmi yazışmalarında her zaman Fransızca kullanması gerekirdi. Fransızca, kibar toplumun diliydi ve Rusça ifadeler kullanılması büyük kabahat sayılırdı. 18. yüzyılın sonuna gelindiğinde aristokrasi iki dili birden çok iyi biliyordu.

Puşkin Portresi, Vasili Tropinin, 1827.
Avrupalı değil, anavatanın kıyafetiyle resmedilmiş Puşkin’i köylü bir dadı yetiştirmişti. Avrupa’da hiç bulunmamıştı ama sekiz yaşında yazdığı ilk şiiri Fransızca idi. Halk hikayelerine bayılıyordu. Köylü hikayelerini dinlemek ve anlatım tarzlarını kapmak için panayırlarına gidiyordu. Okur-yazar köylüden prense kadar geniş bir okuyucu kitlesine, sıradan Rus diliyle hitap ediyordu. Bu ulusal dilin, onun şiiri sayesinde yaratılışını tamamlaması ve kullanılması Puşkin’in başarısıydı. Sınıflar arasında bağı ilk kuran Puşkin’in şiiriydi.
Fotoğraf: YKY
‘Aydınlanma’, bütün uluslar bir olmalıdır fikrine olan inanç kaybolmuştu.
Vatandaşlık temalı şiirler isteniyordu.
Şiirin, epik tarza uygun yalın dizelerle yazılması, salon tarzının bir tarafa bırakılması bekleniyordu.
Bir şairin esas görevi artık vatandaş olmaktı.
Bütün yazarlar Rus halkının karakterini yansıtmaya çağrıldı.
Dekabristler, her vatandaşın anlayabileceği dilde yazılmış kanunlar için çağrıda bulundular. Çünkü vatanın Napolyon ordularından kurtulmasında, vatanın özgürleşmesinde tüm sınıfların katkısı vardı. Bütün Rus köylülerinin birer vatandaş olacağı bir anayasa istiyorlardı.
Dekabristler, 1825 yılının Aralık ayında Çarlığa baş kaldıran ilk Rus devrimcileridir. Onlara Aralıkçılar da denir.
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 100-123.


Leave A Reply