Kandinski, Moğol görünüşüyle gurur duyuyordu ve 17. yüzyıl Tunguz başbuğu Cantimur‘un soyundan gelmekle övünüyordu. Pek çok Rus ailesi Moğol kökenliydi. Napolyon bir zamanlar, “Rus’u biraz kazı altından Tatar çıkar,” demişti.

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Kazan, 2018.
Moğol soyundan gelen dört ana grup vardı.
Birincisi 13. yüzyılda Cengiz Han‘ın ordularıyla gelen ve 15. yüzyılda Altın Orda’nın dağılmasından sonra Rusya’ya yerleşen Türkçe konuşan göçebelerin soyundan gelenlerdi. Volga kıyısındaki Moğol ordusu, çadırdan karargahı pırıl pırıl parladığı için Ruslar tarafından Altın Orda olarak adlandırılmıştı. Bunların arasında Karamzin, Turgenyev, Bulgakov ve Ahmatova gibi yazarlar; Çadayev, Kireyevski, Berdyayev gibi filozoflar; Godunov, Buharin, Tuhaçevski gibi devlet adamları ve Rimski-Korsakov gibi besteciler vardı. Turgenyev ismi Moğolca hızlı kelimesinden; Bulgakov Türkçe sallamak kelimesinden; Godunov Moğolca aptal insan ve Korsakov, bir tür step tilkisi olan Türkçe qorsaq kelimelerinden gelmektedir. Ahmatova, doğrudan Cengiz Han’ın soyundan gelen ve Rus prensliklerinden saygı gören son Tatar Hanı Ahmet Han’ın (1481’de suikasta uğradı) soyundan geldiğini iddia ediyordu.
İkinci grup batıdan Rusya’ya gelen Türk kökenli ailelerdi, 18. yüzyılda Polonya’dan gelen Rahmaninovlar gibi. Büyük General Mihail Kutuzov’un ailesi Tatar kökenliydi. Kutuz, kudurmuş veya kuduruk anlamına gelen Türkçe bir kelimedir.
Slav ve Tatar karışımı atalara sahip aileler üçüncü kategoriyi oluşturmaktadır. Bunların arasında Rusya’nın en büyük hanedanları bulunmaktadır: Şeremetevler, Stroganovlar, Rostopçinler gibi. Gogol‘ün ailesi Polonya ve Ukrayna karışımı bir soydandır ama soyadlarını Çuvaş gogtil (bir tür step kuşu) kelimesinden alan, Türk Gogeller ile ortak ataları vardı.
Son grupta ise soyadlarını kulağa daha Türkçe gelmesi için değiştiren grup vardı; ya evlenerek Tatar bir aileye girmişlerdi ya doğuda toprak almış ve yerli kavimlerle daha yumuşak ilişkiler kurmak istemişlerdi. Örneğin Rus Velyaminovlar, Orenburg yakınındaki Başkır kavminden muazzam büyüklükte step arazisi almayı kolaylaştırmak için soyadlarını Türkçe Aksak olarak değiştirmişlerdi, böylece Slavların en büyük ailesi Aksakovlar kurulmuştu. Başkırlar ve Çuvaşlar, güçlü Tatar özellikleri taşıyan Fin soyundan gelme kavimlerdi.
Türkçe isimler edinmek, Altın Orda’nın Tatar etkisinin hala çok güçlü olduğu ve pek çok soylu hanedanın kurulduğu 15. – 17. yüzyıllar arasında Moskova sarayında çok moda olmuştu. 18. yüzyılda Petro’nun Batı’ya yönelmesi ile bu moda düşüşe geçti ama 19. yüzyılda tekrar canlandı. Hatta öyle ki pek çok safkan Rus ailesi kendilerini daha egzotik göstermek için sözde Tatar atalar icat etti. Örneğin Nabokov, ailesinin 12. yüzyılda bir Rus kızıyla evlenen bir Tatar Prensi Nabok‘un soyundan geldiğini iddia etmişti (belki de şaka yapıyordu).
Tanımlayıcı metinde Rusya, Hristiyan bir medeniyet, kültürü İskandinavya ile Bizans’ın birleşik etkisinin bir ürünüydü. Rus kültüründe Asyalı etkisini önermek bile vatan hainliği ile suçlanmayı davet etmekti. Ama 1880’lerin sonlarında Rus halk kültürünün Asyalı kökenlerini araştırma patlaması yaşanmıştı.
Yararlanılan Kaynak
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 332-337.


Leave A Reply