
Kazısı yapılan en eski batık olan Uluburun Batığı, Geç Tunç Çağı’na, MÖ 14. yüzyıl sonlarına, yaklaşık olarak MÖ 1320 yılına, tarihlenmektedir. Geminin Suriye-Filistin kıyılarından yola çıktığı düşünülmektedir. Gemi, Kaş açıklarında batmıştır.
Uluburun gemisinin 20 tonluk yükünün önemli bölümünü bakır ve kalay oluşturuyordu ama bilinen en eski ve sağlam durumdaki 170’ten fazla cam külçe de bu batıktan çıkarılmıştır.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, 2021.


Cam yapım tekniğinin ustası olan Mısırlılar ve Suriyeliler, koyu ve açık mavi renkteki camı, lapis lazuli ve turkuaz gibi kıymetli taşları taklit etmek amacıyla yapmışlardır. Cam üfleme tekniğinin henüz keşfedilmediği bu dönemde, cam külçeler eritildikten sonra serbest işleme veya kalıba döküm yöntemi ile küçük ebatlı objeler üretilirdi.
Uluburun Batığı’nda (MÖ 14. yüzyıl) altın mücevherlerin yanı sıra akik, kaya kristali, fayans, cam ve devekuşu yumurtası kabuğundan yapılma boncuklar da ele geçmiştir. Cam boncukların bir kısmı Kenan amforası içinde taşınmıştır. Uluburun Batığı’nda ele geçen mücevherler, bilinen en büyük Kenan mücevher koleksiyonlarından birini oluşturmaktadır.
MÖ yaklaşık 1600-1100 yılları arasında, Tunç Çağı’nın son evresinde yaşamış Miken Uygarlığı’na ait, Bodrum Ortakent‘teki Müsgebi Köyü’nde bulunan Miken oda mezarlarında ele geçen takılar ve süs eşyaları, kadınlara ait ölü hediyeleridir. Fayans ve cam hamurundan boncuklar, kemik plakalar gibi malzemelerden yapılma mücevherler, Miken kadınlarının günlük kıyafetinin önemli unsurlarındandı. Boncuklar en çok kolye ve bilezik yapımında kullanılmıştır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, 2021.


Leave A Reply