Alman Koruma Bölgesi Güneybatı Afrika‘daki Hotanto (doğrusu Nama) Ayaklanması, 4 Ekim 1904’te başlar, Hereroların başkaldırmasından tam 8 ay sonra (1).
31 Mart 1907 tarihinde Kayzer‘in buyruğu üzerine Güneybatı Afrika‘daki savaş durumunun sona erdiği ilan edildi.
Bütün isyancı Herero ve Hotanto kabilelerinin topraklarına ve hayvanlarına el konuldu. Yerlilerin toprak edinmesini engelleyen yasalar çıkarıldı, aynı şekilde büyükbaş hayvan ve binek atı yetiştirmeleri de yasaklandı. İstisnai hallerde validen izin alınması şart koşuldu. Aynı arsa parçası üzerinde ondan fazla ailenin oturması yasaklandı. Bu hükümler, Afrikalıları ekonomik güçten yoksun bırakmayı ve onları beyazların yanında çalışmaya mecbur etmeyi amaçlıyordu. Bunun ötesinde etkin bir şekilde ekonomik varlıklarını ellerinden alabilmek ve çalışmaya zorlayabilmek için geleneksel kabile örgütlenmesinin parçalanması hedeflenmişti. 8 yaşından büyük bütün Afrikalılar boyunlarında bir cins kimlik taşımak zorundaydı. Böyle bir kimlik taşımayan bir yerli ile karşılaşan her beyaz onu tutuklama hakkına sahipti. Buna ek olarak yerlinin, bir hizmet defteri bulundurması gerekiyordu. Bu deftere ilgili kişinin iş ilişkileri kaydediliyordu. İş sözleşmesi olmayan bir Afrikalının hiçbir hakkı yoktu ve sokak serserisi olarak cezalandırılabilirdi. Böylelikle zorla çalıştırma cezasının dolaylı bir biçimi uygulamaya konulmuş oldu. 1907 yılında toplama kamplarında bir araya getirilen veya genellikle demiryolu yapımında zorla çalıştırılan 16.000 tutsak bulunuyordu (2).

Trapped, Nothando Chiwanga (1997-), 2018.
Pera Müzesi’nde Yarına Notlar adlı sergide Zimbabwe’li sanatçının Kapana Kısılmış, Tuzağa Düşmüş adlı eseri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2021.
Kamplara nakledildiği söylenen tutsaklar asla yerlerini ulaşmıyordu. Yanıp kül olmuş bir sürü köy bulundu. Teslim olan Hotantolar bir adaya götürüldüler, Köpekbalığı Adası’na. Soğuk ve nemli deniz ikliminde yüzlerce kadın ve çocuk öldü. Bütün bunların arkasında bir sistem vardı. Haftada ortalama 50 ölüden bahsedebiliriz. Giyim ve beslenme açısından gayet iyi durumdalar, yiyeceklerin hepsini bitiremiyorlar bile ama hava koşulları çok kötü (3).
Hendrik Witbooi, Hotanto-Nama halkı lideri. 1905’te savaşta ölünce yerini oğlu Isaak Witbooi alıyor.
Jacob Morenga (1875-1907) Hotanto lideri. Kendisine hiç zorluk çıkarmadan politik sığınma hakkı tanıyan İngiliz hükümeti, önce onu teslim etme talebine uymadı. Ama Morenga başarı elde edecek olursa siyahların genel bir başkaldırısı söz konusu olabilirdi. Alman ve İngiliz birlikleri birlikte çalışarak bu tehlikeyi savuşturdular. Çatışma sonrasında Morenga bir ağacın altında ölü bulundu. Güney Afrikalı yerliler artık sadece Almanların veya İngilizlerin ya da Hollandalıların değil, beyaz ırkın birlik halinde siyah ırka karşı olduğunu düşünebilirlerdi (4).
Yararlanılan Kaynak
(1) Morenga, Uwe Timm, Can Yayınları, 2010. Sayfa 12.
(2) A.g.e., sayfa 361, 362.
(3) A.g.e., sayfa 369, 370.
(4) A.g.e., sayfa 379, 385, 389, 390.


Leave A Reply