- Mozaik bir Roma geleneğidir. Küçük cam ve taş parçaları mozaiği oluştururdu.
- 6. yüzyıl sonunda, 50 yıllık aradan sonra, Bizans etkisi ile Roma’da mozaik kullanımı tekrar başladı.
- Mozaik özel villaların yer döşemesinde ve duvarlarında, kiliselerin kubbelerinde ve pek çok yerde kullanılırdı.
- Mozaikte uzaktan bakıldığında maksimum etkiyi yaratabilmek için kişiler ve manzaralar sade ve basit bir şekilde tasarlanırdı.
- Renklerin çeşitli türleri kullanılırdı. Taşlar birbirlerinden küçük yükseklik farkları ile döşenerek ışığı çeşitli açılardan almaları sağlanırdı.
- Tessera denen küçük parçaların yan yana dizilmesi ile uygulanan bir tekniktir. Zeminde uygulandığında tesseralar taş ve mermerdir. 3. yüzyıldan sonra duvarda da uygulanmaya başlanır. Duvarda tessera olarak genelde cam kullanılmıştır.

Ravenna’da, Galla Placidia 5. yüzyıl ortasında, kırmızı tuğladan inşa edilmiş, içi çok zengin mozaik ile kaplı, pencerelerindeki su mermerlerinden içeriye ışık alan bir mekandır.
Ravenna’da, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış 8 anıt vardır. Bunlardan biri, Galla Placidia ( bir İmparator kızı, bir İmparator kardeşi ve bir İmparator annesidir) için inşa edilen anıt mezardır.
Yukarıda gördüğümüz İyi Çoban İsa tablosunda İsa, Apollon şeklinde betimlenmiştir. 6. yüzyılda da İsa, Apollon tipindedir.
Bu mozaik tablo, dinginliği ve dengeli kompozisyonu ile İskenderiye Ekolü’ne dahildir.
Antakya Ekolü kompozisyonları daha dramatik etkilidir.
Fotoğraf:wikimedia.org

Ravenna’da, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış diğer bir eser ise 450 yılından hemen sonra inşa edilmiş Ortodokslar Vaftizhanesi veya Neon Vaftizhanesi’dir. Burayı bir süre Ariusçular ile Ortodokslar birlikte kullanmışlardır. Yukarıdaki mozaik tabloda, bir önceki tabloda da olduğu gibi, erken Hıristiyanlık betimlemelerinde görülen, Helenizm etkileri dikkat çekicidir. Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edilmekte olan İsa ve Yunan mitolojisinde erkek olan nehir tanrısı Okeanos tabloda kişiselleştirilmiş olarak betimlenmiştir. Ravenna’da, 500 yılı civarında, Ariusçu Gotların yaptığı Arienler Vaftizhanesi’nde de İsa’nın Şeria Nehri’ndeki (Ürdün Nehri) Vaftizi tablosu vardır, Okeanos orada da betimlenmiştir. Fotoğraf:aroundtheworldwithbengi.blogspot.com

Bizans İmparatoru Konstantin ( 306-337), 324 yılında Konstantinopolis adını verdiği “İkinci Roma”yı kurar. Şehrin saray bölgesinin 532 yılında meydana gelen Nika Ayaklanması sırasında önemli ölçüde yakılıp yıkılmasından sonra İmparator I. Justinyen (527-565), saray yapılarının köklü onarımını ve yenilenmesini sağlar. Bu dönemde inşa edilen sütunlu, revaklı salonlara çok renkli mozaik tabanlar döşenir. İstanbul Büyük Saray Mozaiğinin döşenme tarihi 6. yüzyılın ilk yarısıdır. Kurtarma işlemi 1983-1987 yılları arasında Türk-Avusturya işbirliği ile tamamlanmış, sonra onarım ve koruma işlemleri başlatılmıştır. Parçalar, 1987 yılında kurulan Büyük Saray Mozaiği Müzesi’nde sergilenmeye başlanmıştır.
Yüzey alanı 1872 metre kareyi bulan Büyük Saray Mozaiğinin üstün sanat düzeyi nedeniyle Geç Antik Çağ’dan bilinen hiç bir renkli taban döşemesi ile mukayese edilemeyecek bir şaheser olduğu düşünülmektedir. Bir metre karelik alana ortalama 40.000 tessera kullanılmıştır. Yapıtın ancak 1/7 veya 1/8’lik bölümüne erişilebilmiş olmasına rağmen çağının mozaik sanatının olağanüstü yoğunluktaki resim kompozisyonlarından biridir. Elimizde eserin 180 metre karelik bütünlüğü zedelenmemiş bir parçası bulunmaktadır.
Mozaiğin düzenlenişinde Bizans imparator saraylarında da, Helenistik-Roma döneminden kalma, mekan içi duvarlar, döşemeler, tavanlar gibi geniş alanların anıtsal manzara resimleriyle bezenmesi geleneğinin devam ettiği görülmektedir.
İstanbul Büyük Saray Mozaiği. Akantus sakallı mask. Güneybatı salonu duvarına bakan yüzden.
Fotoğraf: www.ayasofyamuzesi.gov.tr

İstanbul Büyük Saray Mozaiği. Deve sırtında çocuklar. Çocukları konu eden, ender rastlanan bu sahnede, tek hörgüçlü deveye binmiş iki çocuk ve seyis görülmekte.
Fotoğraf:www.siradisi.org

Tablonun merkezinde yer alan kartalla yılanın savaşı, imparatorun Bizans’ın düşmanlarını alt edişinin sembolüdür.
Fotoğraf:www.zemexpert.com


Leave A Reply