- 1980’lerin başında gündeme gelen, cinselliğini sergileyen, stereotipleri farklılaştıran veya güçlendiren Madonna Postmodern kuramcılar için bir ikondur.
- Madonna kariyeri boyunca kendi imajını yaratırken kullandığı maskelerle çelişkiye, çoğulluğa ve gizeme katkıda bulunur. Birçok film ve sahne şovu ile kendisinin farklı versiyonlarını sunar. Kendisi, gerçek beni asla bilemeyeceksiniz, der.
- Çok kaslı fiziği ile kadın ve erkek kıyafet kodlarını ve beden dilini karıştırır. Performanslarında cinsel içerik gittikçe artar. Sadomazoşizm, homoerotik imgelem ve biseksüelliğe gönderme yapar. Kendi cinselliğini kendi uygun gördüğü biçimde kullandığını ve hayranlarını da aynı şeyi yapmaya teşvik ettiğini öne sürerler. Erkek dansçıları kadın kıyafetleri giyer. İç çamaşırlarını kıyafet olarak giyme modasına öncülük eder. Jean-Paul Gaultier tarafından tasarlanan sert, ileri teknoloji kıyafetler giyer. Arzu ve fanteziyi suçluluktan kurtardığını iddia eder.
- Konserleri ve filmlerinin yanı sıra moda fotoğrafçısı Steven Klein’ın enstalasyonunda işbirliği yapar. Genç sanatçılarla birlikte performans sergiler.
- 1992 yılında, post-feminist eleştirmen Camille Paglia, Madonna’nın gerçek bir feminist olduğunu ilan eder.
- Madonna, cinsellik ve cinsiyeti doğal durumundan çıkartması ve insanları bu yapılarla oynamaya teşvik etmesiyle; cinsel ve cinsiyet temsili kurallarını kullanabilme ve bunların hepsinin yapay sosyal yapılar olduğunu göstermedeki yeteneği nedeniyle Postmodernizm için önem taşımıştır.
- Ne kadar çok imaj bir araya getirilirse gerçekten o kadar çok uzaklaşılır.
- Postmodern dünyada, benliğin bir tek imajına sabitlenmek gerekmez.
- Madonna tüm kimliklerini eşit ölçüde yapay kılmıştır.
- Madonna kimi stereotipleri altüst etmiş, onları Yapısöküm yöntemiyle yorumlamış, tek bir gerçek benlik olmayabileceğini göstermiştir.
- Bu durum, Postmodernizm’in kimliğe anti-özcü veya Konstrüktivist bakışına paraleldir.
- Anti-Özcülük, cinsiyet fikrinin doğal veya zorunlu bir kategori değil, kültürel bir kategori olduğunu söyler. “Doğa” fikrini sorgulamak önemli hale gelmiştir.
- Postmodernistler, kişiliğin bir tek, birleşik ve evrensel teorisini geliştirme çabasını reddeder.
- Kişilik, kimlik, sübjektiflik ve aracılık kavramlarına yönelik Postmodernist ve Postyapısalcı okuyuşlar, son yıllarda Posthümanizm adı verilen alanın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu alan, insanlar ve teknoloji, insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkileri araştırır ve farklılıkları Yapısöküm yöntemiyle inceler.
- Oysa Modernizm benliğin sahici olup olmadığını araştırırdı. Postmodernizm’in dünyası imajlar ve simülasyonlarla doludur. Postmodernizm’de gerçek veya derin benlik fikri kaybolur, yerini sosyal yapıların kolajı alır.
Anti-Özcülük, Çağdaş Sanat, Çağdaş Sanata Varış, Camille Paglia, Jean-Paul Gaultier, Madonna, Posthümanizm, Postmodernizm, sanat, Steven Klein





Leave A Reply