- ABD’de Kükreyen Yirmiler’den (bakınız Art Deco) sonra, 1929 yılının sonunda iyice gün yüzüne çıkan Büyük Depresyon’un ekonomik ve sosyal hayata olduğu gibi, kaçınılmaz olarak, sanat dünyasına etkileri de kuvvetli oldu. Yirmili yıllarda yaşanan borsa çılgınlığı, 3 Eylül 1929’da Dow Jones endeksinin düşmeye başlaması ve düşüşün devam etmesi ile Depresyon başladı.
- Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar karşısında ABD’deki küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış, tekeller oluşmuş, ekonomik yapı kolay yara alabilir bir duruma düşmüştü. Bankaların kötü yapılanmış olması ve liberal ekonomiye inancı tam olan Hoover yönetiminin ekonomiye devlet müdahalesinde bulunmak istememesi, sonra da geç ve yanlış müdahalesi ekonomik faaliyetleri durdurdu, işsizlik artış gösterdi.
- Dünyanın kreditörü olan ABD’nin içine düştüğü durum, doğal olarak başta sanayileşmiş ülkeler olmak üzere tüm dünyayı etkiledi. ABD, vermiş olduğu kredileri geri alamayınca Buhran uzun ömürlü oldu. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı farklı ülkelerde farklı tarihlerde sona erdi.
- Birinci Dünya Savaşı sonrası oluşan bunalımlı yıllarda, 1920’lerde olduğu gibi Büyük Depresyon yıllarında da, 1930’larda, sanatçılarda soyut biçimleri bırakarak gerçekçi anlatımlara yönelme isteği gözlenmiştir. Reginald Marsh, Isabel Bishop gibi sanatçılar Amerikan Yaşam Resmi’ni; Grant Wood, Thomas Hart Benton gibi sanatçılarsa Amerikan Bölgesel Okulu’nu (Bölgeselcilik) oluşturmuşlar, endüstrileşme içindeki kent ve kırsal kesimin yaşamını örnekleyen eserler vermişlerdi.
- Büyük Depresyon yıllarının sanatçılara getirdiği zor koşulları hafifletebilmek için ABD hükümeti 1933-43 arasında Federal Sanat Projesi (WPA-FAP) kapsamında ülkenin çeşitli yerlerinde duvar resimleri yaptırtmıştır. Bu projelerin yan etkisi ise sanatı ve sanatçıyı toplumla yakınlaştırmak olmuştur. Davis, Graves, De Kooning, Gorky, Pollock, Gottlieb, Reinhardt, Rothko, Guston gibi, genellikle siyasi yaşamda da faal olan sanatçılar bu projelerde yer almışlardır. Bu duvar resimlerinde ünlü Meksikalıların, Rivera ve Orozco’nun etkileri açıktır. Mesajları ve tenkitleri olan bu sanatçılar Toplumsal Gerçekçiler / Sosyal Realistler olarak da adlandırılmışlardır.
- 1930’ların zor yaşam koşulları bazı sanatçılar üzerinde zor gerçekliklerden uzaklaşma, fanzeziye yönelme arzusu yaratmıştır. Bu grup ise toplumsal sorunları Gerçeküstücü imgelerle işleyerek Büyülü Gerçekçilik’i yaratmıştı. Ivan Albright’ı ve Peter Blume’u bu sanatçılara örnek olarak verebiliriz.
- 1936’da Sanatçılar Kongresi kurulmuş, yoksulluk, işsizlik, çalışma koşulları, işçilerin sorunları ile de ilgilenen anti faşist bir organizasyon olmuştur. Sanat, toplumsal reformların aracı olarak kullanılmıştır.
- 1936 yılında genç sanatçılar tarafından Amerikalı Soyut Sanatçılar Derneği kuruldu. Derneğin amacı, o dönem için modası geçmiş olarak nitelendirilen soyut sanatı geçerli kılmak ve New York’u uluslararası soyut sanat merkezi yapmaktı. Dernek uluslararası sergiler düzenledi. Avrupa’dan ABD’ye göç eden sanatçıların da etkisiyle zaman içinde soyut sanata yaklaşım değişti.
- Bu dönemde ABD’de yapılan sanat Realist özellikler taşıdı. Nasyonalistler ortaya çıktı, tarihteki büyük adamların hayatları ele alındı, portreleri yapıldı. İşsizlik, pek çok ailenin göç etmesine neden oldu. ABD’yi sosyal açıdan ele alan, çalışma şartlarının kötülüğünü, çorba kuyruğunu, ücretlerin mal ile ödenmesini, doğanın vahşiliğini yansıtan eserler verildi.
- Grant Wood (1891-1942), 1932 yılında Büyük Depresyon’u daha kolay geçirebilmeleri için yaşadığı yerde bir Sanat Kolonisi kurdu. ABD sanatındaki Bölgeselci akımın başlamasında büyük rolü olduğu gibi, yayılabilmesi için de ülkede gezip konferanslar vererek büyük çaba harcadı.
- Bölgeselcilik resim sanatında özellikle 1930 ve 40′larda ABD’de Amerikan Yaşamı Resmi grubu içinde Thomas Hart Benton, Grant Wood, Andrew Wyeth ve Edward Hopper’ın Ortabatı ve Güney’i konu aldıkları yapıtlarında görülür. Sanat anlayışının belli bir bölgeye özgü olması hedeflenmiştir. Bölgeselcilik resim sanatının yanı sıra mimarlıkta da gözlenmiş, modern akımların, özellikle 1920’li 1930’lu yıllarda popüler olmuş Uluslararası Üslup’un biçim dilinin bütün dünya için uygulanabilir nitelikte olduğunu varsayması, kültür ve iklim farklılıklarını göz ardı etmesine tepki olarak gelişmişti. Mimari yapının, toplumsal yapıyı, fiziksel çevreyi, tarihi ve kültürel mirası dikkate alması gerektiğini savunuyordu. 1960’larda mimaride Bölgeselci özellikler gözlenmiştir.
1970’lerin sonunda mimaride de ortaya çıkan Post Modernizm, tarihsel üsluplardan aktarım yapması yüzünden modern mimarlıktan uzaklaşırken, Bölgeselcilik düşüncesine yakın özellikler göstermiştir.
Bölgeselcilik farklı sanatçılar elinde farklı neticeler vermiştir. - Wood akımı yaymaya çalışırken kendi sanatsal çalışmalarına da devam etti. Stil olarak Avrupa’nın Soyut sanatını şiddetle reddederek, figüratif, realist stilde resimler yaptı. Çalışmalarında mürekkep, litografi, seramik, metal, ahşap ve topladığı, bulduğu objeleri kullandı.

Grant Wood, American Gothic, 1930. Fotoğraf:www.boston.com
Fotoğraf:en.wikipedia.org
Grant Wood’un bu tablosu ABD’deki en ünlü tablolardan biridir. Uluslararası kabul görmüş kültürel bir ikondur. Tablonun Chicago’da sergilenmesi ile birlikte Wood ülke çapında şöhretli bir sanatçı olmuştur.
Gertrude Stein, tablonun küçük, kırsal yer insanının dar kafalılığı ve bastırılmışlığı ile ilgili başarılı bir parodi olduğunu söylemiştir. Depresyonun getirdiği zorluklar toplumsal sorgulamayı da zorunlu kılmış gibidir. Kırsal Amerika’nın eleştirilmesi edebiyat ürünlerinde de kendini göstermiştir. Tablonun ilhamını Güney Iowa’da inşa edilen Neo Gotik bir evden aldığını, figürlerin sanatçının diş hekimi ve kız kardeşi olduğunu, bir çiftçi ile kızını gösterirken, kadınla erkeğin toplumdaki geleneksel rolünü ve adamın elindeki dirgenin zorlu çalışma koşullarını temsil ettiği belirtilmiştir.
Wood, Avrupa’ya üç gidişinde de Kuzey’in resim geleneğinden daha çok etkilenmişti. Bu etkilenmenin tablolarındaki etkisi de bariz olmuştur.
Tablo ayrıca, Bölgeselcilik akımının sembolüdür.

Bu kültürel ikonun, neredeyse sergilenişinden itibaren, defalarca çizgi romanlarda, reklamlarda parodisi yapılmış, farklı şekillerde yer almıştır.
Fotoğraf:www.artsology.com

Grant Wood, Death on the Ridge Road, 1935.
Depresyonun çaresizliğini yansıtan, elektrik direklerinin şeklinin ölümü haber verdiği bir tablo. Cole Porter tabloyu Williams Collage Müzesi’ne hediye etmiş.
Fotoğraf:wcma.williams.edu





Leave A Reply