
Çin Halk Cumhuriyeti, 5000 yıllık bir kültürün mirasçısıdır ve ülke olarak dünyanın en uzun tarihine sahiptir (1). Rivayete göre ABD Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger, Mao dönemindeki muhatabı Zhou Enlai’ye Fransız Devrimi’ne ilişkin düşüncelerini sorduğunda “Cevap vermek için henüz erken,” yanıtını alır (2).
Çinliler kendi ülkelerini dünyanın merkezi anlamına gelen Zhongguo olarak adlandırmışlar, kendilerini daima dünyanın merkezi olarak görmüşlerdir. Çin, en iyi yaşamın, en kaliteli beslenmenin yapıldığı, en ala sağlık hizmetinin alındığı, en mükemmel askerin olduğu yerdir. Burada pirincin en hası yenir; çay keyfi burada, en kaliteli ipek giysiler içindeyken ve incecik porselenlerle yapılır (3).
Tang Hanedanı döneminin ünlü şairi Du Fu, ünlü beytinde “Taishan Dağı’nın zirvesinden uzaklara bakınca, diğer dağlar hep küçük görünüyor,” diyerek bu duyguyu ifade etmiştir (4).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2017.
Göğün altındaki her şey, Çin medeniyeti ya da kısaca medeniyet demektir. Çinliler için Çin bir “dünyaydı” ya da dünyanın göbeğinde bulunan ve onun büyük bölümünü kaplayan bir “Merkez Krallık”tı. Çin bir devlet ya da bir medeniyet değil, medeniyetin kendisiydi. Eski anlayışa göre, Çin kültürü, insanların ve belli kuşakların ayak uydurduğu ya da uyduramadığı, gerisinde kaldığı ya da kalmadığı, tek bir bütündü (5). Çinliler kendilerini hep “Merkez Krallık” olarak görür, Çin dışında kalanları da barbar kabul ederlerdi (6). 16. yüzyılda Çin’e varan Cizvitlerin yanındaki haritalar, o güne dek Çin’in dünyanın merkezi olduğunu düşünmüş olanlara, bu görüşün yanlışlığını gösterdiği için hakaret sayılmıştı (7).
Bu kültür, en eskilerden biridir; tarihinde kesinti yoktur, önemli dil değişikliği yaşamamıştır; modern çağa kadar bir devrim söz konusu olmamıştır; kendini çok erken yazılı kültür üzerine kurgulamıştır ve bilinen en geniş edebiyat dünyalarından birini ortaya çıkarmıştır (8).
Çinliler, dünyada ilk kez sınavla devlet memuru alan, dolayısıyla en seçkin kişileri sarayın etrafına toplayan bir millettir.
Hem açık toplumu temsil eden İpek Yolu, hem de kapalı toplumu temsil eden Çin Seddi bu ülkenin alameti farikalarıdır.
Çin karakterinin ve Çin uygarlığının dört temel özelliği derinlik, genişlik, sadelik ve incelik olarak tanımlanır. Klasikler, “adil davranınız ama, incelikle”, “İyi insan olunuz ama, incelikle”, “insanlığı seviniz ama, incelikle”, der (9).
Çin kozmolojik sembolizminde Güney hayat bölgesi, Kuzey ölüm bölgesidir (10).
Napoleon Bonaparte, 19. yüzyılın başlarında “Çin uyuyan bir dev, bırakalım uyusun çünkü uyandığında dünya sallanacak”, demişti (11).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Duvar, Deniz Ülke Arıboğan, İnkilap Kitabevi, 2017. Sayfa 116.
(2) Medeniyet, Kültür, Sanat, Gündüz Vassaf, İletişim Yayınları, 2014. Sayfa 213.
(3) Çin 2, Yüksel Görmez, Alfa Basım Yayım Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti., 2018.
(4) Modern İpek Yolu, Kırmızı Kedi Yayıncılık, Ekim 2017. Sayfa 61.
(5) Milliyetçilik, Craig Calhoun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2007. Sayfa 130, 131.
(6) Duvar, sayfa 115.
(7) Dinin Demokrasiyle İmtihanı, Ian Buruma, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2012.
(8) Süreç mi Yaradılış mı?, François Jullien, Metis yayınları, 2013. Sayfa 223, 224.
(9) Çin Halkının Zihniyeti, Ku Hung-Ming, Doğu Batı Yayınları, 2013.
(10)Çin Simgeleri Sözlüğü, Wolfram Eberhard, Kabalcı, 2000. Sayfa 311.
(11)Duvar, sayfa 113.


Leave A Reply