
Emevi Camii Girişi- Bugün caminin bulunduğu yer 3000 yıldan beri mabet alanı. MÖ 9. yüzyılda Arami tanrısı Hadad adına yapılmış tapınaktan sonra Romalılar buraya Jüpiter adına bir mabet yapmışlar. Dördüncü yüzyılda Vaftizci Yahya’ya adanmış kiliseden sonra burası 705 yılında cami olmuş.

Emevi Camii, Moğollar tarafından talan edilmiş, depremlerde hasar görmüş ve 19. yüzyılda büyük bir yangının kurbanı olmuş ama hala olağanüstü görkemiyle ayakta. Suriye’deki en önemli yapı sayılan bu cami, ilk önemli Müslüman yapısı ve kimilerine göre Mekke, Medine ve Kudüs’teki camilerden sonra İslam aleminin en kutsal eseri. Bu cami, ulu camiler için örnek oluşturmuş. Müslümanlar, önce kilisenin doğu kısmını camiye çevirmişler, batı bölümünü Hıristiyanlar kilise olarak kullanmaya devam etmişler. Ortak kullanım 70 yıl devam etmiş.

Yapının tümünü cami yapma işini Antakyalı mimarlar gerçekleştirmiş. Bu mimarların daha önceki eserleri kiliselerdi. Caminin planı bazilikal plan. İki katlı revaklar, mozaik kullanımı da Bizans etkisi. Sekiz Roma sütunu üzerindeki hazine odasında halkın bağışları korunurmuş.

Caminin batı cephesinde yer alan bu mozayiğin Barada Vadisi olduğu düşünülüyor. İnanışa göre, Hz. Muhammed, Barada Vadisi’ne kadar gelip, Şam’ı oradan görmüş, şehre girmemiş, “Cennete iki kere girilmez” demiş. Bu mozaik tablo, 37 metre uzunluğunda.

Burası aynı zamanda Şiiler için bir hac merkezi. Hz. Hüseyin’in başının burada gömülü olduğu düşünülüyor. Mısırlılar, Hz. Hüseyin’in başının Kahire’deki camilerden birinde gömülü olduğunu iddia ederken, Iraklılar Kerbela’da olduğunu öne sürüyorlar.

Emevi Camii’nin üç minaresi var. Üçü de caminin inşaası sırasında yapılmış, sonra Memluklar ve Osmanlı dönemlerinde restore edilmiş. Bu fotoğraftaki minare Batı minaresi. Memluk tarzı.

Güney doğudaki üçüncü minare. Adı, İsa minaresi. Kıyamet Günü’nde İsa’nın buradan yeryüzüne ineceğine inanıldığı için bu ad verilmiş.







Leave A Reply