
Bir Kabuki maskesi.
Fotoğraf: Cankat Zagra
“Noh kıyafetlerinde şatafatlı desenler fazladır. Altın ve gümüş bol bol kullanılır. Noh aktörü, Kabuki sanatçıları gibi yüzünü beyaza boyamaz. Kabuki’nin cinsel çekicilik yönünden Noh’un çok üzerinde olduğu söylenir. Kabuki’nin göze daha erotik ve hoş geleceği aşikardır. Ancak Batı tarzı projektörler o şatafatlı renkleri, yapılan makyajı bayağılaştırır ve göz yorar. Noh aktörü sahneye en doğal haliyle çıkar, yüzünün güzelliği gerçektir. Noh kıyafetleri vücudun büyük bir bölümünü saklar. Makyajsız olan yüz, boyun ve el bilekleri haricinde görünen bir kısım olmaz. Noh sahnesinin karanlık tutulması eski zamanlardan beri elzem bir koşuldur. Binası da ne kadar eski olursa o kadar iyidir. Zemini kendiliğinden parlayan, kolonların ve fon perdenin parlak siyah olduğu, saçaklardaki karanlığın kirişler vasıtasıyla büyük bir tapınak çanıymışçasına aktörlerin üzerine eğildiği bir sahne. İşte bu, Noh için en uygun sahnedir. Son dönemlerde Noh’un büyük salonlarda veya belediye binalarında sergilenmesinde elbette bir yanlışlık yoktur. Lakin böyle ortamlarda Noh’u Noh yapan karakteristik özelliklerin de birçoğu kaybolur.
Noh sahnesinin karanlığı, aynı zamanda o dönem mimarisinin karanlığıydı. Noh kostümlerinin desenleri ve renkleri gündelik kıyafetlerden biraz daha gösterişli olsa da çoğunlukla dönemin soylularının ve feodal hükümdarların giydiği kıyafetlerle aynıydı. Bilhassa Noh, Japon erkeklerinin güzelliğini doruk noktasına taşıyarak sunar.
Buna karşın Kabuki sahnesi gerçekdışı bir dünyadan ibarettir ve doğal güzellikle alakası yoktur. Noh’da da kadın rolleri canlandırılırken maske takıldığı için gerçeklikten uzaklaşılır ancak bir kadını canlandıran Kabuki aktörü hiçbir şekilde gerçekçi bir hissiyat vermez. Bu, Kabuki sahnesinin gereğinden fazla aydınlık olması yüzündendir.
Bunraku Kukla Tiyatrosunda Meiji döneminden (1868-1912) sonra bile uzunca bir süre mumlu fener ışığı kullanılmış. Bunraku oyunlarında kadın kuklalar bir yüz ve bir çift elden ibarettir. Gövde ve ayaklar uzun bir kimono ile gizlenir. Bu görüntü gerçeğe en yakın olan görüntüdür zira geçmişteki kadınların da yalnızca enseden yukarısı ve el bileklerinden aşağısı görünür, geriye kalan kısımlar gizlenirdi. O zamanlar orta sınıf veya üst sınıf bir kadın evinden nadiren çıkardı. Çıktığında da tahtırevanın en içteki bölümüne oturur, sokaklarda fark edilmemek için uğraşırdı. Ömrünün çoğu karanlık bir evin duvarları arasında kendini gizleyerek geçerdi. Bu kadınların kıyafetleri gösterişli olmazdı. Edo dönemi ya da Tokugawa dönemindeki (1603-1868) tüccar sınıfın kızları ve eşleri sade olurdu.”
Yararlanılan Kaynak
Gölgeye Övgü, Cuniçiro Tanizaki, İthaki Yayınları, 2024. Sayfa 44-51.


Leave A Reply