
Fotoğraf: https://semrabayraktar.blogspot.com/…/british-muzesindeki-anadolu-buluntular.html
- Charles Fellows’un Ksanthos’dan alıp götürdüğü belki de en güzel şey Nereidler Anıtı’dır. Bu oldukça büyük ve süslü Likya mezarı MÖ 390-380 yıllarına tarihleniyor.
- Bu mezar anıtı, Yunan ve Pers tarzlarının bir karışımıdır, denir. Likyalı asillerin mezarlarının yüksek bir podyumun üzerine yapılması Persler’den edinilmiş bir gelenektir. Nereidler Anıtı’nın genel görünümü ise bir Yunan tapınağı formundadır.
- Yunan mitolojisinde “denizin ihtiyar adamı” denilen, erdemli bir su tanrısı olan Nereus ile deniz tanrıçası Doris’in Nereidler diye anılan kızları vardı. Bu kızlar Okeanus’un da torunlarıydı. Bu kızların sayısı değişkendi; bazıları Akhilleus’un annesi Thetis gibi daha belirgin bir kişiliğe sahipti; ortak yönleri ise hepsinin çok güzel olmasıydı.
- Nereidler Anıtı, ismini sütunlar arasında yükselen Nereid heykellerinden almaktadır. Likya üzerinde egemenliği çok zayıflamış olan Arbinas’ın (ölümü MÖ 390-380) Ksanthos’un en anıtsal mezarını yaptırmış olması, bu iktidar açığını kapatmaya yönelik politik bir mimari olarak yorumlanıyor.

Bu tapınak tipi mezar muhtemelen Xanthos hükümdarı Arbinas ve ailesi için yapılmış. Arbinas’ın adı, Xanthos’ta bir sütunun üzerine işlenmiş. Arbinas ayrıca Xanthos’un dışında Leto Tapınağı’nı ve Xanthos’un akropolünde anıtlar yaptıran kişi olarak anılıyor.
Anıtın mimarisi MÖ 5. yüzyıl Atina mimarisine, özellikle de Nike Tapınağı ile Akropol’deki Erechtherion’a benzerlik gösterir. Heykellerdeki Yunan etkisi de o kadar güçlüdür ki, heykeltıraşın ve mimarın Yunanlı olduğunu düşündürür. Ancak heykellerdeki stil Yunan olsa da betimlediği tipler Likyalıdır.
Alınlıkta tahtta oturanlar muhtemelen Arbinas ile karısıdır, yanlarında çocukları ve başka kişiler vardır. Alınlığın iki ucunda da kadın figürleri olduğu belirtilmiş. Ancak bunlar çok küçük parçalar halinde olduğundan sergilemeye alınmamışlar.
Arşitravdaki rölyefde bir av sahnesi işlenmiş.
Çok tanrılı dinlerde tapınağın içinde kült objenin saklandığı en kutsal bölüm olan cella, burada hükümdar ve ailesi için gömü yeri olarak tasarlanmış. Buradaki frizde tepsilerle sunuların taşındığını ve keçilerle boğaların kurban edilmek üzere sunağa doğru yönlendirildiğini görüyoruz.
Kısa kenarda 4, uzun tarafta 6 sütun cella’yı çevreler. İyonik sütunlar arasında yer alan heykeller Nereidler’i betimlemektedir. Onlar, tanrı katına çıkmış olan kralı cennete götürmek üzere gelmişlerdir.
Cella’ya dirildikten sonra kullanılmak üzere Arbinas ve ailesi için kireçtaşından yapılma kline’ler (uzanarak yemek yenen kanepeler) konmuştur.
Heykelli bölümün altındaki platformda, büyük/kalın frizde mezar sahibinin atalarının Pers-Yunan savaşını kutlayışları anlatılırken, küçük/ince frizde Likya prensi, büyük Pers kralının buyruğuyla başardığı işleri kutlamaktadır. Ziyafet sahnesinde saraydaki yerinin önemiyle gururlanırken, av sahnesiyle de ayrıcalığını vurgulamaktadır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, British Museum, 2017.

Nereidler Anıtı’na ait rölyeflerin bir kısmı British Museum’da ayrı bir salonda sergilenmektedir.
Anıtın rölyeflerinde gündelik hayat ve savaş sahneleri, atlara saldıran aslanlar, yaban domuzları, bir ayı avı ile çeşitli av sahneleri işlenmiştir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, British Museum, 2017.

Arbinas Yunan hayranı olduğu için frizde işlenen savaş sahneleri Grek kahramanların destansı pozlarını işler. Frizlerde işlenen bir başka konu da bir şehrin kuşatılması sahnesidir.

Fotoğraf: https://semrabayraktar.blogspot.com/…/british-muzesindeki-anadolu-buluntular.html


Comment
Çok güzel bir anlatım. Teşekkürler.