“Başbakan Modi döneminde Hindu milliyetçiliği, ülkedeki Müslümanların, azınlık grupların, kast sistemine göre daha altta olanların çareyi komünistlerin yönettiği eyaletlere kaçmakta bulduğu ağır bir süreç yaşatıyor.”
Hindu Çihatçılığı, Mehmet Ali Güller, Cumhuriyet, 8 Mayıs 2025.


Üstte Allahabad Üniversitesi öğrencilerinden bir grubun kanlarıyla yazdıkları “Pakistan için ölürüm” yazısı.
Altta ise Hindistan ile Pakistan’ın ayrılması için yapılan çalışmalarda çizilen haritalardan biri ve “Ya şimdi ya hiçbir zaman” ibaresi. Ayrılmak, yaşamak ile sonsuza kadar yok olmak arasında bir tercih olarak sunulmuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Pakistan Ulusal Müzesi, Karaçi, 2025.
“Latin Amerika’nın özgürlük hareketlerinde etkin olan sol milliyetçilerdi. Bolivar gibi. Bazı milliyetçilik hareketleri diğer uluslardan daha üstün olduğunu iddia etmez, sadece diğer uluslarla eşit olduğunu söyler. İtalya’da, Fransa’da milliyetçiliğin ilerici bir güç olduğu zamanlar da yaşanmıştır.”
Ağrı’nın Derinliği, Ece Temelkuran, Everest Yayınları, 2015. Sayfa 276.
“Milliyetçiliğin yükselişi, çoğu zaman devletin doğrudan icat ettiği bir yapı değil, toplumların zaten içlerinde taşıdığı bir duygunun siyasi bir krizle birlikte yüzeye çıkmasıdır.”
“İngiliz Marksist tarihçi Eric Hobsbawm’a (1917-2012) göre, Fransız Devrimi’nden sonra, her devrimci proje zorunlu biçimde milliyetçi bir dil benimsemek ya da milliyetçilikle sürtüşme içine girmek durumunda kalmıştır. Devrim anlatıları zamanla milliyetçi bilincin kurucu ögelerine dönüşmektedir. Popülizm bağlamında ise devrim analojileri, liderlerin kendilerini ‘halkın gerçek sesi’ olarak konumlandırmaları için başvurdukları temel retorik kaynak olarak işlev görür. Bolivarcı bağımsızlık mücadelesi, Amerikan Devrimi’nin cumhuriyetçi mitosunu ya da Rus Devrimi’nin proleter sınıf kimliği söylemini farklı bağlamlarda kullanmıştır.”
Belleğin Jeopolitiği, Prof. Dr. Erhan Büyükakıncı, Adres Yayınları, 2026. Sayfa 13, 37.


Leave A Reply