İtalyancada majör akorlara, notaların arasındaki aralığın daha uzun (büyük üçlü) olduğu akorlara eril, aralığın daha kısa (küçük üçlü) olduğu minör akorlara ise dişil denir. Almancada majör ton için sert, minör ton için yumuşak kullanılır. Majör ton net, açık, kararlı, erkeksi; minör ton ise melankolik, dertli, hüzünlü, dişil olarak algılanır. Nazi doktorlar sağlıklı erkek çocuklarının (minik adamların) yetişmesi için onlara majör akorlar dinletilmesini tavsiye etmiştir.
Küçük Şeylerin Felsefesi, Francesca Rigotti, Notos Kitap, 2025. Sayfa 118.

Gürcü müziği hakkındaki tarihi belgelerde pek çok lehçede, çalışırken, savaşırken ve gösterilerde şarkılar söylendiğine dair bilgi vardır. Bu şarkılara eşlik eden, 19. yüzyıldan günümüze ulaşan çalgılardan bazıları Ahıska’da, Samtskhe-Javakheti Tarih Müzesi’nde sergilenmekteydi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2025.
Gürcüler bir ziyafetten sonra kendiliğinden çok sesli şarkılar söylemeye başlarlar. Bunlar ülkenin Ortaçağ döneminden kalma kilise şarkıları ile yakından bağlantılıdır. Bizans ve Gürcistan’da iki tür vokal müzik bulunur: Yunan ve Gürcü. Yunan müziği tek sesli, Gürcü müziği ise üç seslidir. Gürcistan’ın komşuları yalnızca tek sesli şarkılar bilirler.
Gürcü notaları ile nağmelerini içeren örneklerden oluşan dokuz temel el yazmasının beşi Gürcistan’da, biri Aynaroz’da, üçü ise Sina Dağı’ndaki Aziz Catherine Kütüphanesi’ndedir. Gürcüler icraatlarını zil, lavta, def ve flütle yaparlar. Guria ve Megrelia köylüleri flüt çalma konusunda uzmanlaşmışlardı. Diğer üflemeli çalgılar arasında tulumlar, duduki adı verilen bir tür klarnet bulunmaktaydı. En sevilen telli çalgılar ise ipek telli bir tür mandolin olan çonguri ve lirlerdi.
Gürcüler, David Marshall Lang, Ceylan Yayıncılık, 1997. Sayfa 134-136.


Leave A Reply