O dönemde (15. yüzyıl) İtalya’da, Avrupa’nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık bir şekilde yapılması geleneği vardı. Gelinin bakire olduğunu herkesin görmesi için kana bulanan çarşaf sergilenirdi.
“Beyaz evlilik”, Fransızca mariage blanc. Buradaki “beyazlık” saflığı ve bekareti temsil eder. Ayrıca bu tabirle, düğünden sonra cinsel ilişkiye giren çiftin çarşaflarında kan lekesi olmadığı da kast edilir.
Borgialar, Paul Strathern, Kronik Kitap, 2025. Sayfa 120,125.

İranlı fotoğraf sanatçısı, ressam ve heykeltıraş Salman Khoshroo’nun (1983-), elektrik kablolarından 2023 yılında yaptığı ve Standing Wire adını verdiği heykeli.
Fotoğraf: Instagram. salmankhoshroo
“İslam’da kadınlara tüm haklar tanınmış. Bir kız okula da gidebilir, işe de çarşıya da. Dışarıda bir hayatı olabilir. Ama bir şartla: Bedenini, güzelliğini teşhir etmemeli…”
“Güney Asya halk kültüründe kadının kaderi, tek yönlüdür, evliliğe adanmıştır. Kadın kocasının evinden ancak ölümle ayrılabilir. Toplumsal onur, evlilikle özdeşleştirilir. Kadın yanlış bir adım atarsa, bu kızlarının, kız kardeşlerinin de istikbalini mahveder.”
“Küçücük bir çocukken evlendirildi. Kocası düğünden bir ay sonra ölmüş. Kocasının ölümünden bir yıl sonra ilk kez adet görmüş. Ailede yeniden evlenme geleneği olmadığından sonsuza kadar yalnız kalmış.”
Kalp Lambası, Banu Mushtaq, Budala Kitap, 2025. Sayfa 65, 113, 164.
“Sonya, Tolstoy’la evlendiğinde 18 yaşındaydı, Avrupa standartlarına göre genç ama Rus standartlarına göre değildi. 18 yaş 19. yüzyıl Rusya’sında kadınlar için ortalama evlilik yaşıydı. Son 300 yıldır hiçbir Avrupa ülkesinde ilk evlilik için ortalama yaş 20’nin altına inmemiştir. Rus evlilikleri Asya modeline daha çok uyar. 13 yaş Rus kilise kanunlarına göre en erken evlenilebilecek yaştır. Serf sahipleri köylü kızların genç yaşta evlenmelerini isterdi, böylece onlara daha çok serf doğurabilirlerdi; vergi yükü daha kolay düzenlenebileceği için yaşlı köylüler de aynı fikirdeydiler. Bazen serf sahipleri erken evliliği zorunlu kılıyorlardı – çiftlik kahyaları evlilik çağındaki kız ve erkekleri iki ayrı sıra halinde diziyor ve kimin kiminle evleneceğini belirlemek için kura çekiyordu. Daha üst sınıflarda (tüccar sınıfta değil) kızlar daha ileri bir yaşta evlenebiliyorlardı ama taşrada soylu bir gelinin daha henüz çocukluktan çıkmışken evlendirilmesi hiç de olağandışı değildi. Anlaşmalı evlilikler 20. yüzyılın başına kadar köylü Rusya’sında kuraldı. Düğünden bir gece önce gelin, bekaretini koruyan geleneksel kemerden kurtulur ve banyo evinde köylü kızlar tarafından yıkanırdı.
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 237-239.


Leave A Reply