
Kral Tamar ve Shota Rustaveli, Macar sanatçı Mihály Zichy’nin (1827-1906) 1881’de tamamladığı yağlıboya eseri. Rustaveli bu tabloda epik şiirini takdim ederken görülüyor. Kraliçe’nin hükümdarlık dönemi (1184-1213) ülkenin altın çağı olduğundan kendisi Kral olarak anılmıştır!
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Telavi Tarih Müzesi, Gürcistan, 2025.
Ortaçağ Gürcü edebiyatının doruğa ulaşması Şota Rustaveli (1166-1220) tarafından yazılan Kaplan ve Postlu Şövalye destanı ile gerçekleşmiştir. Şairin yaşamı hakkında çok az şey biliyoruz: Rustaveli şehrinin bir ferdi olduğunu, Rustaveli soyadının da buradan geldiği gibi. Efsane, ozanın Atina’da eğitim gördüğünü, Asya’da çok fazla seyahat ettiğini ve daha sonra çılgınca aşık olduğu Kraliçe Tamar‘ın hazine sorumlusu olarak görevlendirildiğini söyler.
“Ona büyük bir kalabalık itaat eder, onun için aklımı kaybederim, ölürüm! Aşkından hasta oldum ve bu hastalığımın tedavisi hiçbir yerde bulunmaz. Ona yazdığım namede onun kaşlarını ve kirpiklerini, saçlarını, dudaklarını ve dişlerini övdüm.”
Rustaveli’nin dünyevi yaşamdan uzaklaşarak yaşamını Kudüs‘teki Haç Manastırı’nda tamamlamasına neden olan şeyin kraliçenin onu küçük görmesidir, diye düşünülür. Sadakat ve dostluk ideali Rustaveli’nin şiirinin ana temalarından biridir. Şairin ilgi alanı çok geniştir; birçok siyasal ve adli sorunu ele alır. Rustaveli eski Yunan felsefesini, astronomi ve astrolojiyi ve çağdaşı İranlı Genceli Nizami’yi (1140-1202) iyi biliyordu, denir.
Rustaveli’nin şiirinin yarattığı evrensel cazibe ve ilham inkar edilemez. Her saygıdeğer Gürcü gelininin çeyizinin bir parçasını geleneksel olarak Gürcü ulusal şairinin destanının bir kopyası oluşturur. Rustaveli’nin ahlaki kurallara, cesarete, sadakate ve yurtseverliğe yaptığı vurgu, Gürcü ulusal karakterine çok uygundur.
Rustaveli, teknik şiir yazma sanatının ustasıdır. Dört satırdan oluşan veya 16 heceden oluşan şiirinin kafiye şeması a a a a a idi. Böyle bir şiir vezni şairden çok şey ister, özellikle her bir kafiye, İngiliz şiirinde sıklıkla olduğu tarzda yalnızca son hecede değil, genellikle birbirine uyumlu iki veya hatta üç sonuç hecesinde yer almaktadır.
Kudüs yakınlarındaki Haç Manastırı, Kutsal Topraklar’daki Gürcü kültürünün merkezi haline gelmiştir. Keşiş Rustaveli’nin Kudüs’te yaşama veda ederek Haç Manastırı’na gömüldüğü söylenir. Manastır binasındaki bir fresk, Rustaveli’yi zengin saray kıyafetleri içinde göstermektedir.
Gürcüler, David Marshall Lang, Ceylan Yayıncılık, 1997. Sayfa 154-159, 150.


Leave A Reply