Liberal bir milliyetçilik olabilir mi diye araştıran Francis Fukuyama, liberal siyasi düzenin bireyler için iyi bir hayat, özgürlük ve zenginlik önerirken toplumsal ve kültürel yönünün eksik kaldığını söylüyor. Liberalizmin özgürlükleri öne çıkarırken, toplumları ortak bir ülkü ve dayanışma içinde motive edemediğini, kapsayıcı ortak bir ulusal kültür öneremediğini, tam tersine kozmopolitizmi, dünya vatandaşlığını öne çıkardığını belirtiyor.
Küreselleşmeden olumsuz etkilenen kesimlerin de liberal değerlere, özgürlüklere, sosyal ve siyasal haklara düşman olduğunu öne sürüyor.

Slovenya’da 13 yaşındaki ilkokul öğrencisi Anja Rozan 600.000 çocuk resmi arasından birinci seçilen resmini şöyle anlatmış: “Çizimim bizi bağlayan ve birleştiren toprakları temsil ediyor. İnsanlar birbirine örülmüştür. Biri vazgeçerse, diğerleri düşer. Hepimiz gezegenimize ve birbirimize bağlıyız ama ne yazık ki bunun farkında değiliz. Birlikte örülmüşüz. Başkaları benim yanımda kendi hikayemi örüyor, ben de onlarınkini örüyorum.”
Liberalizmin ülkelerdeki birlik duygusunu yok ettiğini öne sürenler de var. Toplumları ortak bir ülkü ve dayanışma için motive edecek ama özgürlükçü de olan bir milliyetçilik özleyenler var. Etnik ve dini kimliklere dayanmayan ya da bu kimlikleri merkeze koymayan kapsayıcı, toplumsal iradeyi öne çıkaran; ortak ülkünün ve dayanışmanın çerçevesini tarihselliğin değil, özgürlüklerin, iyi yaşam idealinin, çok sesliliğin çizeceği bir tür anayasal milliyetçilik arzulanıyor. Otoriter milliyetçiliğe karşı liberal milliyetçilik tasarlanmak isteniyor. Küreselleşmeye eleştirel yaklaşan, ulusal kalkınmayı öne çıkaran; sadece azınlık haklarını değil tüm vatandaşların kültürel haklarını önemseyen; tarihi dışlamak için değil, kapsamak, barışmak için tasarlayan bir milliyetçilik.
Kapsayıcı, ortak yaşam projesine yönlendiren müspet milliyetçilik ile dışlayıcı ve hiyerarşi oluşturan menfi milliyetçilik tarifleri yapan Murat Somer, müspet, ortak bir yaşam projesi ve evrensel hukuk zemininde ilerleme ve kalkınma vurgusu yapan bir milliyetçilik tasarımı yapıyor.
Milliyetçilik, milyonlarca insanın hayatına anlam veren, imparatorlukların altında ezilmiş olanlara gurur kaynağı olan, toplumların kalkınmalarını, dayanışma içinde yaşamalarına olanak veren bir ideoloji. Ama aynı zamanda tasarımının dışında kalanlara baskı uygulayan, asimilasyona, ülkeyi terke zorlayan, onları yok etmeyi meşrulaştıracak söylemi oluşturabilen, hayatı ‘biz ve onlar’a indirgeyebilen de bir ideoloji. Soru şu: Milliyetçiliği, içindeki dışlayıcı, hiyerarşik, baskıcı unsurlardan arındırıp, kapsayıcı, demokratik, özgürlükçü, hümanizmi içine sindirmiş, tüm varlıklara aynı değeri veren bir projeye dönüştürmek mümkün mü?
Yararlanılan Kaynak
Milliyetçiliğin Geleceği Var mı?, Ali Yaycıoğlu, Oksijen, 8-14 Temmuz 2022.


Leave A Reply