15. yüzyıl çok yönlü insanlar dönemidir. Çünkü insanın isterse her şeyi yapabileceğine olan inanç tamdır. Bu kişilere uomo singolare, uomo unico, yani düşünen ve anlayan eğitimli birey; l’uomo universale, o devrin kültürünün bütün unsurlarına hakim, çok yönlü insan, denirdi.
Kültür tarihi bakımından, 15. yüzyılda her bakımdan mükemmel insanların artmış olduğu düşünülür. Kültür tarihçisi Jacob Burckhardt (1818-1897), bu insanın yalnız İtalya’ya özgü olduğunu söyler. Bu kişiler, Rönesans devrinin İtalya’sında her alanda, hem bilgin hem de kendi türünde mükemmel eserler yaratan, kuvvetli etkiler bırakan, icra etmekte oldukları sanatların dışında, düşünce faaliyetinin diğer alanlarında da çok yönlüydüler.

Humanitas kavramını ortaya atan kişi olarak tanınan İtalyan filozof Cicero, insanın diğer canlılardan farklılıklarını şu şekilde açıklamıştır: düşünebilmek, konuşabilmek, barışçıl toplumlar halinde yaşamalarını sağlayacak kanunlar oluşturabilmek. Humanitas kavramı ise insanın akla sahip olmasına, düşünebilmesine ve bu sayede sanat ile evreni anlayabilmesini anlatıyordu. Bunların yanında hayırseverlik ve barış içinde yaşamayı da içine alıyordu. Kaynak:https://tarihselbak.com/humanizm
Fotoğraf: tr.wikipedia.org
Rönesans öncesi bir örnek olarak Dante (-1321), İlahi Komedya’nın şiirinin yanı sıra, içeriğine bakılacak olursa, şairin madde ve fikir dünyasında pek çok önemli konuyu araştırdığı görülür; bir amatörün başarabileceğinin çok ötesinde çizimleri olduğu gibi, müziğe de çok meraklı olduğu biliniyor.
Leon Battista Alberti (1404?-1472), yürüyüşte, at binmede ve söz söylemekte kusursuz olmak istiyordu. Öğretmensiz öğrendiği müzikte, kompozisyonlarına bu mesleğin o zamanki ustaları hayranlık duyuyordu. Sivil ve kilise hukukunu bilir, resim ve modelcilik yapar, fizik ve matematikle ilgilenirdi; bir karanlık kutu, camera obscura icat etmişti. Edebi faaliyetleri içinde sanat üzerine yazdığı eserleri olduğu gibi, Latince hikayeleri, elejileri, pastoral şiirleri vardı. Mimaride otorite sayılırdı.


Leave A Reply