- Urartu siyasi tarihi Konfederasyonlar Dönemi (MÖ 13. yüzyılın ilk çeyreği ve MÖ 9. yüzyılın ilk yarısı ) ve Krallık Devri (MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısı ve MÖ 6. yüzyılın başları ) olmak üzere iki ana devreye ayrılmaktadır.
- Konfederasyon dönemi, Urartu’nun Arkaik Çağı ya da Urartu’nun Proto Tarihi olarak da adlandırılmaktadır. Bu dönem hakkındaki tüm bilgiler çağdaş Asur yazılı kaynaklarından edinilmektedir. Bu kaynaklar doğal kaya yüzeyi, taş heykeller, taht kaideleri, duvar, döşeme ve eşik taşları, taş ve kil tabletler ve pişmiş toprak konik çiviler üzerinde yer alan Asur krallarının yazıtlarından oluşmaktadır.
- Urartu tarihi hakkında en eski bilgi, Asur Kralı I. Salmanassar’ın (MÖ 1274-1245), 1274 yılında Urartulara karşı yaptığı sefer hakkındadır.
- Tur-Abdin Bölgesi’nden (Mardin, Hasankeyf, Cizre, Nusaybin arasındaki bölge) batıya doğru Habur ile Fırat Nehri arasında kalan toprakları kapsayan Mitanni (Hanigalbat) Krallığı’nın çökmesi ve hemen sonrasında Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla, Anadolu’daki güç dengeleri Asur lehine değişmiştir.

MÖ 2. binyıl başlarında ortaya çıkan bu boyalı seramik geleneğinin yayılım alanı, kuzeyde Kafkaslar, doğuda Mil stepleri, güneydoğuda Urmiye Havzası toprakları ile güneybatıda Hakkari Dağlık Bölgesi ve Van Havzası toprakları, batıda Muş – Erzurum – Artvin boyunca çizilecek bir hatla sınırlandırılmaktadır. Karaz Kültürü ile aynı coğrafyada yaşayan Van – Urmiye Boyalıları Kültürü eserlerinin, büyük oranda nekropol alanları ile daha çok kurganlardan gelmesi, bu kültürün göçebe bir kültür olabileceğini düşündürmektedir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Gaziantep Arkeoloji Müzesi, 2018.
- Urartu Krallığı dönemi ile birlikte Asur ve Urartu yazılı kaynakları arasında kısmen bir uyum başlar. Bu devrede Asur krallarının yazıtlarının yanı sıra krali mektuplarda ve fal metinlerinde Urartu hakkında bilgi verilmektedir.
- Urartu Krallığı, tepelere kurulu kaleler etrafında yaşayan beyliklerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bu beyliklerin bir bölümü MÖ 1350-1300 yıllarından itibaren Van bölgesine Gökçe Göl ve kuzeyinden gelmeye başlayan göçebe kavimlerdir. Bir bölümü ise Van Gölü civarında MÖ 2600 yıllarından itibaren yaşamlarını sürdüren ve bölgeye bir Hurri göçü ile geldiği savunulan Erken Tunç Çağ halklarıdır. MÖ 1850 yıllarından sonra bölgede arkeolojik olarak varlıklarını bildiğimiz ve genellikle ürettikleri Van-Urmiye boyalı çanak çömlekleri ile tanınan halklar da Van Gölü havzası demografik yapısı içindedir.

Van – Urmiye Boyalıları’ndan, Orta Tunç Çağı’na tarihlenen pişmiş topraktan yapılma, boya bezemeli çömlek ile yonca ağızlı testi, Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.


Leave A Reply