- Fotoğraf makinesinin gelişimi ile resim sanatı da değişime girmiştir. Önceleri, gerçekliği taklit ederek çizilmiş (mimetik), fantastik veya mitolojik konular seçilmiş, daha sonraları ise resimlere kasıtlı olarak tamamlanmamış görünüm verilerek resmin fizikselliği vurgulanmış, bunların yanı sıra, görünmeyenin, hislerin yansıtılmasına çalışılmış, tüm bunlarla resim sanatı eserleri biricik kılınmaya çalışılmış, bu şekilde önce fotoğraf sonra da film makinesi ile hesaplaşılmıştır.
- Yeni anlatım yöntemleri ortaya konmuştur: Absürd, Simgecilik, İzlenimcilik, Dışavurumculuk, Kübizm, Gerçeküstücülük, Soyut sanat gibi.
- Modernist resmin gelişmesi başlıca 3 aşamada oldu:
1. Gerçekliğin temsilinin krizi: Cezanne, Kübizm, Dadaizm, Gerçeküstücülük.
2. Sunulamayanın Sunulması (Soyutlama): Yücecilik, De Stijl, Konstrüktivizm, Soyut Dışavurumculuk, Minimalizm.
3. Sunuşun reddi, estetik sürecin terkedilmesi: Kavramsalcılık.
- Yirminci yüzyıldan itibaren, konular artık bir resmin önemini ölçmek için kullanılmamıştır. Anlam, estetik etkide yatar.
- En iyi ressamların eserlerinin konularıyla değil, form ve teknikleri ile kendilerini ortaya koyduğu savunulmuştur. Konunun çok az önem taşıdığı ya da hiçbir önem taşımadığı öne sürülür. Eserin hiçbir konusu olmayabilir, ama yine de bir anlam taşıyabilir. Konu ve anlam birbirine bağımlı değildir.
- Konunun kendisinden ziyade, ifade ettiği imgesel anlamın değerli olduğu savunulmuştur. Mesaj ya da anlamın, asıl içerik olan araçta yattığı düşünülmüştür. Eserin anlamı renklerde, şekillerde, kompozisyonda, fırça darbelerinde, dokulardadır; eserin biçimsel niteliklerindedir.
- Cezanne ile eserin temel özelliğinin konu, içerik olmaktan çıktığını, eserde çizgi, şekil, renk ve ton gibi biçimsel niteliklerin ağırlık kazanmaya başladığını görürüz.
- Modern resmin davası ne görülebilir, ne de gösterilebilir bir şeyin var olduğunu göstermektir. Kant, gösterilemez olanı biçim yokluğu diye adlandırarak izlenecek yolu göstermiş, soyutlamanın sonsuzun bir gösterimi olduğunu söylemiştir. (“Hiç suretini yapmayacaksın….” Çıkış Bab 20). Figürasyon ve temsilden kaçınarak göstermek amaçlanır.
- Bir Modernist, resmi önce bir resim olarak görür.
- 1913 yılında New York şehrindeki askeri kışlada açılan sanat sergisi, Cephanelik Sergisi, Amerikan sanatı üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu sergide, modern Avrupa sanatçılarının eserleri ilk defa Amerikan sanat dünyasına tanıtılmıştır. Kübizm, Fütürizm, Post Empresyonizm ve diğer avangard sanat tarzlarını temsil eden ressam ve heykeltraşlar ilk kez Amerikalı sanatseverlere sunulmuştur. Başkan Roosevelt de sergiyi gezmiştir. Sergi daha sonra Chicago’ya gitmiştir. Orada da aynı ölçüde, hayranlık ve şaşkınlık uyandırmış, aynı zamanda ilham kaynağı olmuştur. Cephanelik Sergisi’ndeki eserlerin etkisiyle Amerikan sanatı, daha soyut bir sanat anlayışına doğru ilerlemiştir. New York’ta 1999’dan beri her yıl Cephanelik Sergisi açılmaktadır.
Adnan Çoker, Cephanelik Sergisi, Cezanne, Dadaizm, De Stijl, Fotoğraf makinesi, Fütürizm, Gerçeküstücülük, Kavramsalcılık, Konstrüktivizm, Kübizm, mimetik, Minimalizm, New York, Post Empresyonizm, Retrospektif 3, Soyut Dışavurumculuk, Soyutlama, Yücecilik



Leave A Reply