Kuzey Çin kendini Konfüçyüsçülük ile ifade eden komünistliğinin aksine güney Çin, Zen ve Tao ile bireyselliği temsil eder. Yüzyıllar önce birleşmelerine rağmen iki bölge düşünceleri ve inançları bakımından birbirinden ayrılmaya devam ederken, sanatları ve şiirleri de farklıdır, denir.
Zen, Taoizm’in öğretilerini destekler. Zen adı, Sanskrit dilinde meditasyon (dhyana) kelimesinden türemiştir. Zen’in ilk öğretisi Çinli usta Yeno’ya (637-713) atfedilmektedir. Zen’i Çinlilerin yaşamları üzerinde etkili hale getiren büyük Baso (?-788) olmuştur. Baso’nun öğrencisi olan Hiakujo (719-814) ilk defa Zen Manastırı’nı kurarak bir geleneği başlatmıştır.
Taoizm Konfüçyüsçülük’e, Zen de çoğu zaman Ortodoks Budizm’in öğretilerine karşıdır. Zen, klasik Budist okulun renkli tabloları yerine siyah beyaz eskizleri tercih eder, soyut olana yoğun bir sevgi besler.
Zen’in Doğu kültürüne bir katkısı da dünyevi şeyleri ruhani şeylerle aynı değerde tutması olmuştur.
Küçük ile büyük arasında fark gözetmez; bir atom parçası tüm evrenle aynı imkanlara sahiptir. Mükemmeli arayanlar önce kendi içindeki ışığı keşfetmelidir. Zen manastırında acemilere en kolay, kıdemli ve tecrübeli rahiplere ise daha sıkıcı ve önemsiz işler verilir. Bu görevler Zen disiplininin bir kısmını oluşturur ve en küçük şeyler bile mükemmel bir şekilde yapılmalıdır. Mezhebin kurucusu olan Bodhidharma’nın temellerini attığı çay seremonisi, Zen kültürünün yaşamdaki küçük şeylerde bile mükemmellik arayışının sonucudur. Taoizm estetik değerlerin temelini oluşturmuş, Zen de onları pratiğe dönüştürmüştür.
Beğeni gören sanat çağdaş yaşama uygun olmalıdır. Gelecek nesillerin istekleri göz ardı edilmemeli, ancak şimdiki zamanın gereklerine öncelik verilmelidir. Geçmişten kalanları önemsememek yerine, onları zamana uygun hale getirmek gerekir. Zen’in en yaygın düşünce şekli olduğu yerlerde sanat anlayışı simetriden bilerek uzaklaşmıştır. Dekorasyon için eşyalar öyle seçilmelidir ki hiçbir renk veya desen tekrar edilmemelidir. Canlı çiçek olan yere çiçek resmi konmaz, dairenin yanına köşeli bir nesne konarak odada tekdüzeliğe yer verilmez.
Çay Kitabı, Kakuzo Okakura, Alakarga Yayıncılık, 2014. Sayfa 28-37, 42-48.

Mavinin İçinde 314 hat, Isaac Chong Wai (Hong Kong, 1990), 2019 ve Mavinin İçinde 114 hat, 2020.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Contemporary Istanbul, 2021.
Çinliler evlerinin avlularına, çoğu zaman minyatür manzaralar oluştururlar. Dağları temsilen taşlar, denizi temsilen su kullanırlar. Bu minyatür bahçeler, Kutsanmışların Toprağı’nın dünyadaki bir simgesini oluşturur.
Çin Simgeleri Sözlüğü, Wolfram Eberhard, Kabalcı Yayınevi, 2000. Sayfa 211.


Leave A Reply