Mezara sırt üstü yatırılan ölünün başının genelde kuzeyde olduğu ve yüzünün hafifçe doğuya çevrildiği tespit edilmiş. Sağına ya da soluna yan yatırılmış, bacakları kıvrık gömüler olduğu gibi çok az sayıda sırt üstü yatırılıp bacakları karına çekili olanlar da bulunmuş. Mezarlar genelde tek kişilik ama kadın-erkek birlikte gömülmüş olanlar da varmış. Mısırlılar gibi onlar da mezar hediyeleri bırakmışlar. Bunlar mezar başına 4-40 adet arasında değişmekte ve aralarında aletler, kaplar, hayvan kemikleri yer almakta imiş. Buluntular, öte-dünya için yiyecek-içecek bırakıldığını ya da kurban kesildiğini düşündürür. Çok az mezarda kişisel eşyaya rastlanmış, pek azında bakır ayna ve deniz kabuğundan kaplar ele geçmiş. Bir tane de ahşap tabut içinde kefenle gömülmüş kişiye rastlanmış (1)(2).
Mohenjo Daro’da hepsi şehir içinde, sadece 38 iskelet bulunmuş. Bir mezarlık bulunamamış. Tabii alüvyon altında kalmış, çok derinde olabileceklerini daima akılda tutmak gerekir. Kadın, erkek, çocuk iskeletlerinden 13 tanesi bir evin odasında değişik pozisyonlarda gömülü bulunmuştur. Bazıları yollara gömülüymüş. Bu özensizlik, acilen şehri terk ederken gömülere önem verilemediğini düşündürür.
Bulunan az sayıdaki mezarlık, herkesin gömülmediği; belki de sadece elitlerin gömülüp, halkın yakıldığı ya da nehre atıldığı ihtimalini de akla getirmiş. Bulunan mezarlar, yerleşimin son evrelerinden kalmadır. Kabristanda küp mezarlar ve kül kavanozları da bulunmuştur (3).

Harappa’da Mezarlık H adı verilmiş bölgede MÖ 2100-1500 yılları arasına tarihlenen gömülerin daha eski ve alt katmanda olanları vücut dizler kıvrık ve baş doğu veya kuzeydoğuya dönük olarak yatırılmış, etrafı kaplar, tabaklar, kaseler, kavanozlar gibi kil eşyalarla çevrilmiştir. Daha geçe tarihlenen üst katmanda ise, yüzden fazla, içinde kafatasları, kemikler bulunan kil kaplar ele geçmiştir. Bu gömü tarzına kısmi gömü (fractional burial) adı veriliyormuş. Bu ölülerin önce kuşlara bırakıldığı, sonra kemiklerin toplanarak kaplara konduğu düşünülüyormuş. Sadece bebekler embriyo pozisyonunda tek başlarına kaplara konmuşlar. Kapların ağzı kapak veya yine kil bir kapla kapatılıyormuş. Gömü için kullanan kil kaplar ile gündelik hayatta kullanılan kaplar dekorlamaları ve şekilleri bakımından birbirinden farklı oluyormuş (4).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Harappa Müzesi, 2024.



İndus Vadisi’nde yaşayan kadınlar ve erkekler takı kullanarak süslenmeyi severlerdi. Kolye, pazıbent ve yüzük her iki cins tarafından da kullanılırken, burun halkası, halhal, küpe, bileklik ve bilezikler yalnızca kadınlar tarafından kullanılırdı. Ölüler de takı ile süslenirdi. Harappa ve Mehrgarh’ta pek çok takıları olan iskelet bulunmuş. Takılar, altın, gümüş, fildişi, kil, fayans, bakır, kıymetli ve yarı-kıymetli taşlarla yapılmış. Günümüze ulaşmış olan kil insan figürinleri ise takı modelleri hakkında bize bilgi vermektedir (5).
Çok çeşitli malzemeden takılar yaparlardı; uzun silindir biçimli boncuklar en önemli ihraç ürünleri arasındaydı. Takılar Lothal, Nagwada ve Chandaro gibi belirli yerlerde yapılır, buralardan diğer yerleşim yerlerine gönderilirdi. Deniz kabuklularını da takı olarak ya da mobilya süslemesinde kullanmışlar. Lapis lazuli ticaretinin o dönemde önemli olduğu anlaşılıyor. Takı yapımında bakır ve bronz aletler kullanılmış (6).
Altın diskleri kolyelerde boncuk gibi kullanan ve ustalık eseri kabul edilen modelin aynısına Troya II’de (y. MÖ 2300) de rastlanmış (7).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Lahor Müzesi, 2024.
Yararlanılan Kaynaklar
(1) The Indus Valley Civilisations (Harappan Civilisation), Madgavkar Trust Mumbai, Chhatrapati Shivaji Maharaj Vastu Sangrahalaya, 2006.
(2) Save Mohenjo Daro, Madad Ali Sindhi, Mohen Jo Daro Excavation ve Government of Sindh Culture Department, 2022. Burial Practices in Harappa, A. Halim. Sayfa 138-146.
(3) A.g.e.
(4) Harappa Müzesi bilgilendirme levhası.
(5) Lahor Müzesi bilgilendirme levhası.
(6) The Indus Valley Civilisations (Harappan Civilisation).
(7) Pakistan Ulusal Müzesi bilgilendirme levhası.


Leave A Reply